Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, ülkesinin kısa süre önce yürürlüğe koyduğu etnik birlik yasasına yönelik uluslararası eleştirilere sert yanıt verdi. Dokuz ABD'li kongre üyesinin yasayı 'sınır ötesi baskıyı meşrulaştırmakla' suçlayan ortak açıklamasına atıfta bulunan Guo, eleştirileri 'yalan yayma' olarak nitelendirdi. Çinli diplomat, yasanın ülkenin egemenlik hakları çerçevesinde ulusal birliği korumayı amaçladığını savundu ve yabancı müdahalelere karşı uyarıda bulundu.
Yasanın arka planı ve uluslararası tepkiler
Çin'de 1 Ocak 2025'te yürürlüğe giren 'Ulusal Etnik Birlik Yasası', ülke genelinde etnik uyumu teşvik etmeyi ve ayrımcılıkla mücadeleyi hedefliyor. Ancak Batılı ülkeler ve insan hakları örgütleri, yasanın özellikle Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Uygur Türkleri başta olmak üzere azınlık gruplar üzerindeki baskıyı meşrulaştırmak için kullanılabileceği endişesini dile getiriyor. ABD Temsilciler Meclisi'nin her iki partisinden dokuz üye, 14 Ocak'ta yayımladıkları ortak bildiride, yasanın 'Çin'in sınır ötesi baskı politikalarını meşrulaştırdığını' ve 'uluslararası hukuku ihlal ettiğini' öne sürdü. Pekin yönetimi ise bu suçlamaları 'asılsız' olarak nitelendiriyor ve yasanın yalnızca Çin iç hukuku kapsamında olduğunu vurguluyor.
Guo Jiakun, haftalık basın toplantısında, 'Yasa, Çin'in egemenliğini ve toprak bütünlüğünü koruma amacı taşıyor. Dışarıdan gelen bu tür yorumlar, Çin'in içişlerine müdahale anlamına gelir ve kabul edilemez' ifadelerini kullandı. Çinli sözcü ayrıca, ABD'li kongre üyelerini 'Çin hakkında kasıtlı olarak yanlış bilgi yaymakla' suçladı ve Washington'u 'ikili ilişkilere zarar verecek adımlardan kaçınmaya' çağırdı.
Bölgesel ve küresel boyut
Çin'in etnik birlik yasası, sadece ABD ile değil, aynı zamanda Avrupa Birliği ve diğer Batılı ülkelerle de gerilim yarattı. Avrupa Parlamentosu, yasanın 'uluslararası insan hakları standartlarına aykırı' olduğu gerekçesiyle bir kınama kararı almayı değerlendiriyor. Öte yandan, Çin'in yakın müttefiki Rusya ve Orta Asya ülkelerinden herhangi bir eleştiri gelmedi. Uzmanlar, yasanın asıl hedefinin, Tayvan, Hong Kong ve Sincan gibi bölgelerdeki ayrılıkçı hareketleri bastırmak olduğunu belirtiyor. Çin, bu bölgelerde 'etnik ayrımcılık' ve 'bölücülük' olarak nitelendirdiği faaliyetlere karşı yasal araçlarını genişletiyor. Ancak Batılı analistler, yasanın Çin'in 'küresel baskı ağını' (global repression network) meşrulaştıracağını ve yurtdışındaki Çinli muhalifleri hedef almak için kullanılabileceğini iddia ediyor. Pekin bu iddiaları reddetse de, yasanın uluslararası hukukla çelişen yönleri tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in etnik birlik yasası, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir gelişme olmasa da, Türkiye'nin Çin ile ilişkileri açısından önem taşıyor. Türkiye, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Uygur Türkleri ile tarihsel ve kültürel bağlara sahip. Ankara, resmi olarak Çin'in toprak bütünlüğünü desteklese de, Sincan'daki insan hakları ihlalleri iddialarına karşı duyarlı. Bu yasa, Türk kamuoyunda ve siyasetinde yeni tartışmalara yol açabilir. Öte yandan, Türkiye'nin Çin ile artan ekonomik ilişkileri (İpek Yolu projesi, ticaret hacmi) Ankara'nın Pekin'i doğrudan eleştirmesini zorlaştırıyor. İkili ilişkilerde denge politikası izleyen Türkiye'nin, bu konuda sessiz kalması veya yumuşak bir dil kullanması beklenebilir. Ancak Batılı müttefikleriyle uyumlu bir duruş sergilemesi halinde, Çin ile gerilim riski de bulunuyor.