Çin Halk Cumhuriyeti, Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin birçok önde gelen Çinli teknoloji şirketini 'askeri bağlantılı' listeye dahil etme kararına sert tepki gösterdi. Pekin yönetimi, bu adımın uluslararası ticaret kurallarını ihlal ettiğini ve iki ülke arasındaki gerilimi artırdığını belirtti. ABD Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanan listeye Huawei, SMIC ve diğer büyük firmalar eklendi. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, konuyla ilgili yaptığı açıklamada 'ABD'nin bu haksız ve mantıksız kararını şiddetle kınıyoruz' dedi.
Gelişmenin arka planı
ABD Savunma Bakanlığı'nın güncellediği 'Çin askeri-endüstriyel kompleksiyle bağlantılı şirketler' listesi, 1999 yılından bu yana uygulanan bir yaptırım mekanizmasına dayanıyor. Bu liste, ABD şirketlerinin bu firmalarla ticaret yapmasını kısıtlıyor. Son güncellemeyle birlikte listedeki şirket sayısı 100'ün üzerine çıktı. Huawei ve SMIC gibi devlerin eklenmesi, ABD'nin Çin'in teknoloji sektörüne yönelik baskılarını artırdığı yönünde yorumlanıyor. Çinli yetkililer, listenin siyasi motivasyonlu olduğunu ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu savunuyor.
Uzmanlara göre bu hamle, ABD'nin Çin'in teknolojik yükselişini engelleme çabalarının bir parçası. Özellikle Huawei, 5G altyapısı ve yapay zeka teknolojilerindeki liderliği nedeniyle hedefte. SMIC ise yarı iletken üretiminde Çin'in en büyük şirketi. Listeye eklenmeleri, bu firmaların ABD pazarına erişimini ve tedarik zincirlerini olumsuz etkileyebilir. Çin, benzer adımlarla misilleme yapabileceğini ima etti. Analistler, ticaret savaşının yeni bir boyut kazandığını ve küresel tedarik zincirlerinde daha fazla aksamaya yol açabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD-Çin arasındaki bu gerilim, sadece iki ülkeyi değil, tüm küresel ekonomiyi etkiliyor. Asya-Pasifik bölgesinde teknoloji tedarik zincirleri büyük ölçüde Çin ve ABD'ye bağımlı. Bu nedenle, listenin genişletilmesi Tayvan, Güney Kore ve Japonya gibi diğer teknoloji üreticileri için de risk oluşturuyor. Öte yandan, ABD'nin Çin'e yönelik baskıları, Çin'i yerli teknoloji geliştirmeye (Made in China 2025 gibi) daha fazla teşvik ediyor. Bu durum, küresel teknoloji pazarında iki ayrı ekosistemin oluşmasına neden olabilir. Avrupa Birliği, bu gelişmelerden kaygı duyduğunu ve ticaretin siyasallaşmaması gerektiğini ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem ABD hem de Çin ile dengeli ilişkiler yürütmeye çalıştığı için bu gelişmeler doğrudan etkileyebilir. ABD'nin Çinli teknoloji şirketlerine yönelik yaptırımları, Türkiye'de faaliyet gösteren Huawei gibi firmaların tedarik zincirinde aksamalara yol açabilir. Ayrıca, Türkiye'nin savunma sanayisinde Çin'den teknoloji transferi girişimleri (örneğin, uzun menzilli hava savunma sistemi S-400 sonrası alternatif arayışları) bu yaptırımlardan etkilenebilir. Türkiye, kendi teknoloji altyapısını geliştirme ve dışa bağımlılığı azaltma stratejisi kapsamında, bu tür jeopolitik gerilimleri yakından izlemelidir. Aksi halde, iki büyük güç arasındaki rekabetin ortasında kalma riski bulunmaktadır.