Çin, Perşembe günü yaptığı açıklamada Orta Doğu'da tırmanan gerilimden duyduğu derin endişeyi dile getirerek ABD ve İran'ı düşmanlıkları durdurmaya, diyaloğa dönmeye ve tam ölçekli bir çatışma korkularının ardından siyasi bir çözüm aramaya çağırdı. Anadolu Ajansı'nın bildirdiğine göre Pekin yönetimi, bölgede istikrarın sağlanması için acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, müzakereler yoluyla elde edilen başarıların korunması gerektiğini belirterek taraflara itidal çağrısında bulundu. Açıklamada, askeri seçeneklerin kimseye fayda sağlamayacağı ve barışçıl çözümün tek yol olduğu ifade edildi.
Gelişmenin arka planı
ABD ile İran arasındaki gerilim, son haftalarda tırmanışa geçti. ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları sıkılaştırması ve Basra Körfezi'ndeki askeri varlığını artırması, Tahran yönetiminin sert tepkisine neden oldu. İran, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırırken, ABD de bölgedeki müttefiklerini İran tehdidine karşı uyardı. Çin, her iki ülkeyle de ekonomik ve diplomatik ilişkileri bulunan bir aktör olarak, gerilimin daha da büyümesini engellemek için arabulucu rolü oynamaya çalışıyor.
Çin'in çağrısı, özellikle İran nükleer anlaşması (JCPOA) bağlamında önem kazanıyor. 2015'te imzalanan anlaşma, ABD'nin 2018'de tek taraflı olarak çekilmesiyle sekteye uğramıştı. Biden yönetimi anlaşmaya geri dönme sinyalleri verse de, müzakereler henüz sonuçlanmadı. Çin, bu süreçte diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Orta Doğu'da olası bir ABD-İran çatışması, küresel enerji piyasalarını ve tedarik zincirlerini ciddi şekilde etkileyebilir. Bölge, dünya petrol arzının önemli bir kısmını karşılarken, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kontrol etmesi, olası bir krizde petrol fiyatlarını fırlatabilir. Ayrıca İsrail, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkeleri de gerilimden doğrudan etkilenecek aktörler arasında.
Çin'in arabuluculuk çabaları, ABD ile Çin arasındaki rekabetin ortasında şekilleniyor. Pekin, Washington'ın bölgedeki etkisini dengelemeye çalışırken, aynı zamanda İran'dan petrol ithalatını sürdürme çabasında. Bu nedenle Çin, gerilimin düşürülmesini ve diplomasinin işlemesini istiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran geriliminin tırmanması, Türkiye'nin güney sınırında istikrarsızlık riskini artırıyor. İran'la komşu olan Türkiye, olası bir çatışmada mülteci akını ve ticaret kesintileriyle karşılaşabilir. Ayrıca bölgedeki enerji hatları ve Türkiye üzerinden geçen enerji koridorları tehdit altına girebilir. Türkiye, İran'la enerji ve ticaret ilişkilerini sürdürürken, ABD ile de stratejik ittifakını korumaya çalışıyor. Bu nedenle Ankara, tansiyonun düşürülmesinden ve diyalog sürecinin başlatılmasından yana. Çin'in çağrısı, Türkiye'nin de benimsediği müzakereci yaklaşımla örtüşüyor.