Çin, yarı iletken üretiminde kritik bir adım atarak, tamamen yerli imkanlarla geliştirilen deep-ultraviolet (DUV) litografi makinelerinin seri üretimine başladı. Konuya yakın kaynaklar, üretimin Çin'in doğusundaki Şanghay kentinde bulunan ve devlet destekli SMIC'e bağlı bir tesiste başladığını doğruladı. Bu gelişme, ABD'nin yarı iletken teknolojilerine yönelik ihracat kısıtlamalarına rağmen Çin'in çip endüstrisinde kendi kendine yeterlilik hedefi doğrultusunda önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
DUV litografi makineleri, çip üretiminde kullanılan ve silikon plakalar üzerine devre desenlerini işleyen, yarı iletken endüstrisinin kalbini oluşturan cihazlardır. Şimdiye kadar bu makineler büyük ölçüde Hollandalı ASML, Japon Nikon ve Canon gibi şirketlerin tekelindeydi. Çin'in kendi DUV makinesini geliştirmesi ve seri üretime geçmesi, Batılı teknoloji ambargolarına karşı stratejik bir yanıt olarak görülüyor.
Kaynaklara göre, Çin'in geliştirdiği DUV makinesi, 28 nanometre ve üzeri proses düğümleri için yeterli çözünürlük sağlıyor. Bu, otomotiv çipleri, tüketici elektroniği ve IoT cihazları gibi birçok sektör için yaygın olarak kullanılan olgun teknolojileri üretmeye olanak tanıyor. Ancak, 7 nanometre gibi daha ileri teknolojiler için gerekli olan EUV (extreme ultraviolet) makineleri konusunda hâlâ önemli bir boşluk bulunuyor.
Çin hükümeti, Yarı İletken Üretim Uluslararası Şirketi (SMIC) ve Huawei gibi özel şirketlerle birlikte, yarı iletken ekosistemini geliştirmek için 2025 yılına kadar 145 milyar dolardan fazla yatırım yapmayı planladığını açıklamıştı. Bu yatırımlar, çip tasarımından üretimine, paketlemeden test ekipmanlarına kadar tüm zinciri kapsıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Çin'in bu hamlesi, küresel çip tedarik zincirinde dengeleri değiştirebilir. Şu anda dünya çapında yaşanan çip kıtlığı, otomotiv ve elektronik üreticilerini olumsuz etkiliyor; Çin'in üretim kapasitesini artırması, bu kıtlığın hafiflemesine katkı sağlayabilir. Ancak, ABD ve müttefiklerinin teknoloji kontrolü politikaları göz önüne alındığında, bu gelişme ticaret savaşlarını daha da derinleştirebilir.
Öte yandan, Çin'in kendi DUV makinelerini üretebilmesi, uluslararası pazarda ASML'nin hakimiyetini sorgulayabilir. ASML, özellikle gelişmiş EUV teknolojisinde neredeyse tekel konumunda. Ancak Çin'in DUV pazarına girmesi, orta vadede ASML'nin pazar payını etkileyebilir. Uzmanlar, Çin'in bu makineleri önce kendi şirketlerine tedarik edeceğini, ancak ileride ihracata başlayabileceğini öngörüyor.
Asya-Pasifik bölgesinde Çin ile Tayvan arasındaki teknoloji rekabeti de bu gelişmeyle yeni bir boyut kazanıyor. Tayvan merkezli TSMC, dünyanın en büyük çip üreticisi konumunda ve gelişmiş üretim teknolojilerinde öncü. Çin'in yerli üretim kapasitesini artırması, Tayvan'ın stratejik önemini azaltmayabilir ancak Çin'in teknolojik bağımsızlık hedefi, bölgedeki jeopolitik gerilimleri etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yarı iletken üretiminde henüz bağımsız bir konuma sahip değil ve büyük ölçüde ithalata dayanıyor. Türkiye'nin savunma sanayi ve otomotiv sektörleri, gelişmiş çiplere olan ihtiyacı nedeniyle bu alandaki gelişmelere duyarlı. Çin'in DUV makinesi üretime geçmesi, Türkiye'nin tedarik zincirini çeşitlendirmesi açısından yeni bir seçenek yaratabilir. Ancak, ABD ile olan müttefiklik ilişkileri ve NATO üyelik yükümlülükleri göz önüne alındığında, Türkiye'nin Çin teknolojisine olan bağımlılığı dikkatli bir denge politikası gerektirecektir. Bu gelişme, Türkiye'nin kendi çip üretim altyapısını geliştirme çabalarına da ilham kaynağı olabilir; ancak bu alanda yapılacak yatırımların uzun vadeli bir stratejiyle planlanması elzemdir.