Japonya'nın güneybatısındaki Kyushu adasında meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki güçlü deprem, en az 13 kişinin ölümüne yol açarken, kurtarma ekipleri enkaz altında kalan onlarca kişiyi kurtarmak için zamana karşı yarışıyor. Depremin merkez üssü, bölgenin ana adası olan Kyushu'nun doğu kıyısındaki Miyazaki prefektörlüğü olarak açıklandı. Yetkililer, depremin ardından bölgede artçı sarsıntıların devam ettiğini ve hasarın boyutunun henüz tam olarak belirlenemediğini bildirdi. Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), depremin büyüklüğünü 6,6 olarak açıklarken, bu sarsıntının bölgede son 10 yılın en güçlü depremi olduğu belirtildi.
Depremin ardından büyük hasar
Deprem, yerel saatle gece yarısı civarında meydana geldi. İlk belirlemelere göre, Miyazaki'ye bağlı bazı kasabalarda binalar yıkıldı, yollar çatladı ve heyelanlar meydana geldi. Özellikle kırsal bölgelerdeki ahşap yapıların büyük ölçüde hasar gördüğü bildiriliyor. Kumaş ve mobilya üretimiyle bilinen Shibushi kasabasında birçok binanın çöktüğü, enkaz altında kalanlar olduğu aktarıldı. Kumamoto ve Kagoshima prefektörlüklerinde de can kayıpları yaşandı.
Japonya Başbakanı, depremin ardından düzenlediği acil basın toplantısında, "Önceliğimiz enkaz altındaki vatandaşlarımıza ulaşmak. Kurtarma ekiplerimiz gece boyunca çalıştı ve çalışmaya devam ediyor" dedi. Hükümet, bölgeye 1.000'den fazla asker ve itfaiye eri sevk etti. Ayrıca, sağlık ekipleri ve arama-kurtarma köpekleri de bölgede görevlendirildi.
Deprem, bölgede bulunan otoyolların ve demir yollarının bazı bölümlerinde hasara yol açtı. JR Kyushu, bazı hatlarda seferleri geçici olarak durdurdu. Miyazaki Havalimanı'nda uçuşlar kontrol amaçlı bir süre askıya alındı. Bölgedeki bazı elektrik hatlarının kopması nedeniyle binlerce hane elektriksiz kaldı. Yetkililer, su ve doğal gaz hatlarında da hasar olduğunu, ekiplerin onarım çalışmalarına başladığını duyurdu.
Bölgesel ve küresel etkiler
Japonya, Büyük Doğu Japonya Depremi ve 2011'deki Fukuşima nükleer felaketinin ardından deprem hazırlıklarına büyük önem veren bir ülke olarak biliniyor. Ancak Kyushu bölgesi, bu büyüklükte bir depreme son 10 yıldır maruz kalmamıştı. Bölgede bulunan nükleer santrallerden Sendai Nükleer Santrali'nin depremden etkilenmediği ve reaktörlerin güvenli durumda olduğu açıklandı. Yine de, yetkililer olası sızıntılara karşı bölgede radyasyon ölçümleri yapıyor.
Depremin ardından Japonya genelinde tsunami uyarısı yapılmadı, ancak kıyı kesimlerinde küçük dalga değişiklikleri gözlemlendi. Meteoroloji yetkilileri, artçı sarsıntıların bir hafta kadar sürebileceği konusunda uyardı ve halkı binalardan uzak durmaya çağırdı.
Küresel ölçekte, deprem Japonya'nın ekonomisi ve tedarik zincirleri üzerindeki etkisiyle gündeme gelebilir. Bölge, özellikle otomotiv ve elektronik parça üretiminde önemli bir merkez konumunda. Toyota ve Sony gibi devlerin Kyushu'da tesisleri bulunuyor. Depremin hemen ardından bu tesislerin bazılarında üretime geçici olarak ara verildi. Şirketlerin ne kadar süreyle üretim yapamayacağı ve küresel tedarik zincirine etkisi yakından takip ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Japonya'daki bu deprem, doğal afetlere karşı hazırlık ve müdahale konusunda Türkiye için önemli bir hatırlatıcı niteliği taşıyor. Türkiye, 2023'teki Kahramanmaraş depremlerinde olduğu gibi sismik kuşak üzerinde yer alan bir ülke olarak benzer acılarla mücadele etmiş; bu deneyim, ulusal afet yönetimi politikalarının gözden geçirilmesine yol açmıştı. Japonya'daki arama-kurtarma çalışmalarının hızı ve etkinliği, deprem sonrası kriz yönetiminde uluslararası iş birliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye, bu tür felaketlerde deneyimli ekipleriyle Japonya'ya destek sunabilecek kapasitede; ayrıca, iki ülke arasındaki teknik iş birliği bu alanda güçlenerek devam edebilir. Öte yandan, Japonya'daki olası tedarik zinciri aksamaları, otomotiv ve elektronik sektörlerinde Türkiye'yi de dolaylı olarak etkileyebilir.