Hong Kong'un Mong Kok semtinde 50 yıldır faaliyet gösteren bağımsız kitapçı Greenfield Book Store, bu ayın başında ulusal güvenlik polisinin düzenlediği baskının ardından kira sözleşmesinin bitimiyle kapanacağını duyurdu. Kitapçı, Çarşamba günü erken saatlerde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, işletmenin kapanacağını ve bu süreçte müşterilerine teşekkür ettiğini bildirdi.
Baskının Arka Planı
Greenfield Book Store, Sai Yeung Choi Caddesi'ndeki dükkanında 1974 yılından bu yana faaliyet gösteriyordu. Kitapçı, özellikle Çin edebiyatı, tarih ve sosyal bilimler alanlarında geniş bir koleksiyona sahipti ve bölgedeki entelektüeller ile öğrenciler arasında önemli bir buluşma noktasıydı. Ancak bu ayın başında Hong Kong Ulusal Güvenlik Polisi, kitapçıda arama yaptı ve bazı materyallere el koydu.
Polis operasyonu, Hong Kong'da 2020 yılında yürürlüğe giren ulusal güvenlik yasası çerçevesinde gerçekleştirildi. Bu yasa, kentteki ayrılıkçılık, isyan, terör faaliyetleri ve yabancı güçlerle iş birliği gibi suçları kapsıyor. Ancak eleştirmenler, yasanın ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü üzerinde caydırıcı bir etkisi olduğunu savunuyor. Greenfield Book Store'a yapılan baskın da bu kapsamda değerlendiriliyor.
Kitapçının kapanış kararı, sadece bir işletmenin sonu olmanın ötesinde, Hong Kong'da sivil toplum alanının daralmasına yönelik endişeleri yeniden gündeme getirdi. Yerel medya, benzer şekilde hedef alınan başka kitapçıların da bulunduğunu ve bu durumun kentteki kültürel çeşitliliği olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hong Kong, 1997'de Birleşik Krallık'tan Çin'e devredilmesinden bu yana 'tek ülke, iki sistem' ilkesiyle yönetiliyor. Bu çerçevede kente tanınan özerklik ve sivil özgürlükler, uluslararası toplum tarafından yakından izleniyor. Özellikle 2019'daki protestolar ve ardından gelen ulusal güvenlik yasası, Batılı ülkeler ile Çin arasında yeni bir gerilim kaynağı oldu.
ABD ve Avrupa Birliği, Hong Kong'daki insan hakları ihlallerine dair endişelerini dile getirmiş ve bazı yaptırımlar uygulamıştı. Bu bağlamda Greenfield Book Store'un kapanması, uluslararası basında geniş yer buldu ve kentteki ifade özgürlüğü kısıtlamalarının bir örneği olarak gösterildi. Çin hükümeti ise iç işlerine müdahale edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, ulusal güvenlik yasasının Hong Kong'da istikrarı sağladığını savunuyor.
Kitapçının kapanışı, sadece Hong Kong'da değil, bölgedeki diğer ülkelerde de otoriter eğilimlerin arttığı bir dönemde sembolik bir anlam taşıyor. Singapur, Malezya ve Tayland gibi ülkelerde de benzer baskılar yaşanıyor. Bu durum, Asya'da ifade özgürlüğü ve bağımsız medya alanının geleceği açısından kritik bir gösterge niteliğinde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Greenfield Book Store'un kapanışı, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da küresel ifade özgürlüğü tartışmaları açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, son yıllarda basın ve ifade özgürlüğü konusunda uluslararası eleştirilere maruz kalıyor. Bu haber, benzer baskıların dünya genelinde farklı coğrafyalarda yaşandığını göstererek, Türk kamuoyunda ve karar alıcılarda sivil özgürlükler konusunda bir farkındalık oluşturabilir. Ayrıca, Hong Kong'daki gelişmeler, Türkiye'nin Doğu Asya ile olan ekonomik ilişkileri ve bölgedeki dengeler açısından izlenmeye değerdir. Türkiye, ticari ortaklıklarını sürdürürken insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkelerini göz önünde bulundurmalıdır.