Çin, yapay zekanın (YZ) iş piyasasında yaratabileceği eşitsizlikleri önlemek amacıyla önümüzdeki beş yıl boyunca maaş artışları ve ücret dağıtım sisteminde reform yapmayı öncelikli hedef olarak belirledi. İnsan Kaynakları ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni bir yol haritasına göre, Pekin yönetimi, YZ kaynaklı işsizlik riskine karşı yerel iş gücü piyasasını korumak için gelir artışını ve ücret dağılımındaki adaletsizliklerin giderilmesini merkeze alan kapsamlı bir strateji izleyecek. Bakanlık, bu planın 2025-2030 dönemini kapsadığını ve teknolojik dönüşümün toplumsal refah üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmeyi hedeflediğini duyurdu.
Gelişmenin arka planı: YZ tehdidine karşı ücret reformu
Çin, son yıllarda yapay zeka alanında küresel bir lider haline gelirken, bu teknolojik ilerlemenin iş gücü piyasasında yaratabileceği yapısal dönüşümle de başa çıkmaya hazırlanıyor. İnsan Kaynakları ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2025 yılı başında yayımladığı belgeye göre, ülke genelinde maaş seviyelerinin yükseltilmesi ve ücret dağıtım sisteminin daha adil hale getirilmesi, YZ’nin neden olabileceği gelir eşitsizliklerine karşı bir kalkan işlevi görecek. Bakanlık, özellikle düşük ve orta gelirli çalışanların YZ karşısında işlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayarak, bu grupların gelirlerinin artırılmasının sosyal istikrar için kritik olduğunu belirtti.
Plan kapsamında, asgari ücretin yıllık olarak enflasyon ve verimlilik artışına paralel şekilde güncellenmesi, kamu sektöründe şeffaf ücret politikalarının uygulanması ve özel sektörde sendikalaşmanın teşvik edilmesi gibi önlemler yer alıyor. Ayrıca, YZ’nin yoğun olarak kullanıldığı imalat, lojistik ve çağrı merkezi gibi sektörlerde çalışanların yeniden eğitim programlarına alınması ve yeteneklerinin güncellenmesi de hedefler arasında. Çin hükümeti, bu adımlarla YZ’nin istihdam üzerindeki yıkıcı etkisini hafifletmeyi ve teknolojik dönüşümün toplumsal faydaya dönüşmesini amaçlıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Asya’da yeni model mi?
Çin’in bu hamlesi, yapay zeka çağında iş gücü politikalarına yön veren diğer Asya ülkeleri için de önemli bir örnek teşkil ediyor. Güney Kore ve Japonya gibi teknoloji odaklı ekonomiler de benzer zorluklarla karşı karşıya kalırken, Çin’in ücret reformuna verdiği öncelik, Asya’da yeni bir sosyal politika modelinin habercisi olabilir. Küresel ölçekte ise, Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, YZ’nin 2030 yılına kadar dünya genelinde yaklaşık 85 milyon işi ortadan kaldırabileceği öngörülüyor. Çin’in bu riski ücret artışı ve eşitsizlikle mücadele yoluyla dengeleme stratejisi, diğer gelişmekte olan ekonomiler için de bir referans noktası oluşturabilir. Ancak eleştirmenler, Çin’in bu planının uygulamada ne kadar etkili olacağının, özellikle devlet kontrolündeki işletmelerde şeffaflık ve sendikal haklar konusundaki kısıtlamalar nedeniyle tartışmalı olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin’in yapay zeka kaynaklı eşitsizlikle mücadele stratejisi, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için önemli çıkarımlar sunuyor. Türkiye’de de dijital dönüşüm ve otomasyon, özellikle imalat ve hizmet sektörlerinde iş gücü piyasasını dönüştürürken, benzer ücret reformlarının gündeme gelmesi muhtemel. Çin’in izlediği yol, Türkiye’nin teknoloji politikaları ile sosyal politikaları entegre etme çabalarına ışık tutabilir. Ancak Çin’in merkezi planlama modeliyle Türkiye’nin piyasa odaklı yapısı arasındaki farklar, doğrudan uygulama zorlukları yaratabilir. Yine de, YZ’nin istihdam üzerindeki etkilerini dengelemek için maaş ve eğitim reformlarının önemi, her iki ülke için de ortak bir gündem maddesi olarak öne çıkıyor.