Çin'in doğusundaki Zhejiang eyaletinin Jiashan ilçesinde yaşayan Shi soyadlı bir kişi, annesinin defni için bir yapay zekâ sohbet robotunun önerdiği tarihi kullandıktan sonra ailesinin başına felaket geldiğini öne sürerek yapay zekâ şirketine dava açtı. Jimu News'in haberine göre Shi, annesini ani bir hastalık sonucu kaybetti. Yapay zekâdan defin için uygun bir tarih tavsiyesi isteyen Shi, sohbet robotunun "uğurlu" olarak nitelendirdiği bir günü tercih etti. Ancak bu tarihin ardından ailesinde bir dizi olumsuz olay yaşandığını iddia eden Shi, yaşadığı zararın sorumlusunun yapay zekâ şirketi olduğunu savunarak mahkemeye başvurdu.
Olayın arka planı ve yapay zekâ tavsiyesinin sonuçları
Shi, annesinin vefatının ardından defin işlemleri için bir yapay zekâ sohbet robotuna danıştı. Çin'in geleneksel inanışlarında defin tarihinin seçimi büyük önem taşır; aileler genellikle "uğurlu" gün ve saatleri belirlemek için falcılara veya almanaklara başvurur. Shi de bu amaçla yapay zekâdan yardım istedi. Sohbet robotunun önerdiği tarihte annesini defneden Shi, kısa süre sonra ailesinde beklenmedik olaylar yaşandığını belirtti. Bu olayların içeriği haberde detaylandırılmadı; ancak Shi, yaşananların defin tarihinin yanlış seçilmesinden kaynaklandığını düşünüyor.
Jimu News'e göre Shi, yapay zekâ şirketinin kendisine yanlış yönlendirme yaptığını ve bunun sonucunda maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek tazminat talebiyle dava açtı. Dava, yapay zekâ hizmet sağlayıcılarının sorumluluğuna ilişkin Çin'deki ilk örneklerden biri olarak görülüyor. Henüz dava süreciyle ilgili resmi bir açıklama yapılmadı; şirketin savunması da kamuoyuna yansımadı.
Uzmanlar, yapay zekâ sohbet robotlarının dini veya kültürel inanışlara dayalı tavsiyelerde bulunmasının ciddi hukuki ve etik sorunlar doğurabileceğine dikkat çekiyor. Çin'de yapay zekâ hizmetleri, hükümetin sıkı denetimi altında faaliyet gösteriyor; 2023'te yürürlüğe giren düzenlemeler, üretken yapay zekâ hizmetlerinin "sosyalist çekirdek değerler"le uyumlu olmasını ve kullanıcıları yanıltmamasını şart koşuyor. Bu dava, yapay zekâ şirketlerinin kullanıcılarına sundukları bilgilerin doğruluğundan sorumlu tutulup tutulamayacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Yapay zekâ sorumluluğu ve küresel yansımalar
Olay yalnızca Çin'de değil, dünya genelinde yapay zekâ uygulamalarının sınırlarını ve sorumluluk rejimlerini tartışmaya açıyor. Son yıllarda yapay zekâ sohbet robotlarının sağlık, hukuk ve kişisel kararlar konusunda tavsiyelerde bulunması yaygınlaştı. Ancak bu tavsiyelerin doğruluğu garanti edilemiyor; modeller bazen "halüsinasyon" olarak bilinen uydurma bilgiler üretebiliyor. Shi'nin davası, kullanıcıların yapay zekâ çıktılarına aşırı güvenmesinin doğurabileceği riskleri gözler önüne seriyor.
Çin'de yapay zekâ şirketleri, kullanıcı sözleşmelerinde genellikle hizmetin "olduğu gibi" sunulduğunu ve sonuçların doğruluğunun garanti edilmediğini belirtiyor. Ancak tüketici hakları savunucuları, şirketlerin kullanıcıları yanıltıcı yönlendirmelerden kaçınma yükümlülüğü olduğunu savunuyor. Dava, benzer davaların önünü açabilir ve yapay zekâ hizmet sağlayıcılarının sorumluluklarını yeniden tanımlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de yapay zekâ sohbet robotlarının kullanımı hızla artıyor; ancak sorumluluk ve denetim mevzuatı henüz yeterince gelişmiş değil. Çin'de görülen bu dava, yapay zekâ şirketlerinin kullanıcıları yanlış yönlendirmesi durumunda hukuki sorumluluk taşıyıp taşımayacağı sorusunu Türkiye için de önemli kılıyor. Özellikle dini ve kültürel hassasiyetlerin olduğu konularda yapay zekâ tavsiyelerinin denetlenmesi, tüketici hakları ve etik açıdan düzenleme ihtiyacını ortaya koyuyor. Türkiye, yapay zekâ düzenlemelerinde AB'yi örnek alıyor; bu tür davalar, gelecekteki yasal çerçevenin şekillenmesinde yol gösterici olabilir.