Çin ve Pakistan, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru'nu (CPEC) yeniden markalaştırmak amacıyla devlet destekli büyük altyapı projelerinden ticari odaklı işletmeden işletmeye (B2B) iş birliklerine yöneliyor. Geleneksel olarak kamu fonlarıyla finanse edilen barajlar, yollar ve enerji santrallerinin yerini alan bu yeni model, daha ticari ve piyasa odaklı bir ortaklık anlayışını yansıtıyor. Son aylarda düzenlenen Çin-Pakistan B2B konferansları, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin niteliğini değiştirirken, Pekin'in Kuşak ve Yol Girişimi'nin (BRI) en önemli ayağı olan CPEC'in sürdürülebilirliğini sağlama çabası olarak yorumlanıyor.
Gelişmenin arka planı
2013 yılında başlatılan CPEC, başlangıçta Çin devlet bankaları ve kamu şirketleri tarafından finanse edilen büyük ölçekli altyapı projelerine dayanıyordu. Ancak artan borç yükü, Pakistan'da enerji fazlası oluşması ve bazı projelerin beklenen ekonomik getiriyi sağlayamaması, Pekin ve İslamabad'ı strateji değişikliğine itti. Yeni yaklaşımda, özel sektör şirketlerinin doğrudan yatırım yapması ve ortak girişimler kurması teşvik ediliyor. Özellikle tarım, teknoloji, imalat ve lojistik alanlarında düzenlenen B2B konferansları, KOBİ'lerin de koridordan faydalanmasını hedefliyor. Çinli yetkililer, bu modelin CPEC'in ilk aşamasındaki "devlet merkezli" yapının yarattığı verimsizlikleri gidereceğini savunuyor.
2023 yılından bu yana düzenlenen en az beş büyük B2B konferansında, 500'den fazla Çinli ve Pakistanlı firma bir araya geldi. Anlaşmaların çoğu, Pakistan'ın işlenmiş tarım ürünleri, tekstil ve yazılım ihracatını artırmaya yönelik. Çin, Pakistan'da serbest bölgeler kurarak ve gümrük kolaylıkları sağlayarak özel sektör yatırımlarını özendiriyor. Örneğin, Gwadar Limanı çevresinde oluşturulan sanayi bölgesi, Çinli KOBİ'lerin üretim tesisleri kurması için cazip hale getiriliyor.
Bölgesel veya küresel boyut
CPEC'in B2B yönünde yeniden markalaşması, yalnızca iki ülke arasındaki ticaret hacmini değil, aynı zamanda bölgesel jeoekonomik dengeleri de etkiliyor. Hindistan, CPEC'i Keşmir'in egemenliğini ihlal ettiği gerekçesiyle eleştirirken, yeni ticari odaklı modelin bu gerilimi azaltıp azaltmayacağı merak konusu. Ayrıca, Orta Asya ülkeleri ve İran da CPEC'e alternatif koridorlar geliştiriyor; Çin'in Pakistan'daki özel sektör iş birliğine ağırlık vermesi, bölgedeki nüfuz mücadelesinde yeni bir sayfa açabilir. Afganistan'ın istikrarı ve Güney Asya ticaret yollarının çeşitlenmesi de bu dönüşümden etkilenecek unsurlar arasında. Analistler, eğer B2B modeli başarılı olursa, BRI'nin diğer ülkelerinde de benzer stratejilerin uygulanabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Kuşak ve Yol Girişimi'nin Orta Koridor'u üzerinde konumlanırken, CPEC'teki bu dönüşüm, Ankara'nın Asya ile ticaretini çeşitlendirme çabaları açısından önem taşıyor. Çin'in Pakistan'da özel sektör odaklı yatırımlara yönelmesi, Türk firmaları için de Pakistan pazarında yeni ortaklık fırsatları doğurabilir. Ancak, CPEC'in ticarileşmesi, Türkiye'nin Orta Koridor girişimiyle rekabeti derinleştirebilir; çünkü Çin mallarının Pakistan üzerinden Batı'ya ulaşması, Türkiye üzerinden geçen rotaların cazibesini azaltabilir. Ankara'nın, CPEC'teki bu yeni modeli yakından izlemesi ve kendi koridor projelerini bu gelişmeye göre konumlandırması stratejik bir öncelik haline geliyor.