Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Pazartesi günü Kuzey Kore'nin başkenti Pyongyang'a nadir bir ziyaret gerçekleştirdi. Şi, havaalanında ve kent merkezinde coşkulu kalabalıklar tarafından karşılanırken, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile yaptığı görüşmede iki ülke arasındaki bağın 'sarsılmaz' olduğunu vurguladı. Şi'nin bu ziyareti, 2005 yılından bu yana bir Çin liderinin Kuzey Kore'ye yaptığı ilk ziyaret olma özelliği taşıyor.
Ziyaretin arka planı
Şi Cinping ve Kim Jong Un, Kore Savaşı'ndan bu yana devam eden 'kanla kurulmuş dostluk' olarak nitelendirdikleri ilişkileri pekiştirmek için bir araya geldi. İki lider, nükleer müzakerelerdeki durgunluk ve uluslararası yaptırımların ortasında, Çin-Kuzey Kore ittifakının önemini vurguladı. Şi, Pyongyang'da düzenlenen büyük bir geçit törenine katılırken, Kim de Çinli mevkidaşına 'en yakın dost' olarak hitap etti. Ziyaret, Çin'in Kore Yarımadası'ndaki etkisini pekiştirme ve ABD ile Kuzey Kore arasındaki nükleer müzakerelerde arabuluculuk rolünü güçlendirme çabası olarak yorumlanıyor.
Şi'nin ziyareti aynı zamanda Çin'in, ABD'nin bölgedeki artan varlığına karşı bir denge unsuru olarak Kuzey Kore ile stratejik ortaklığını derinleştirme isteğini yansıtıyor. İki lider, ekonomik iş birliği ve altyapı projeleri konusunda anlaşmalar imzalarken, Kim Jong Un, Çin'in desteği olmadan ekonomik kalkınmanın mümkün olmadığını belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut
Ziyaret, Japonya ve Güney Kore başta olmak üzere bölge ülkelerinde yakından izleniyor. Güney Kore Dışişleri Bakanlığı, Çin-Kuzey Kore yakınlaşmasının nükleer müzakerelere olumlu katkı sağlayabileceğini ancak dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. ABD ise ziyareti 'ilgiyle takip ettiğini' ancak Kuzey Kore'nin nükleer silahlardan arındırma taahhüdü olmadan yeni bir ilişki kurmanın zor olacağını vurguladı.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyelerinden Çin, Kuzey Kore'ye uygulanan yaptırımların hafifletilmesi çağrısında bulunurken, bu ziyaret Pekin'in Pyongyang üzerindeki nüfuzunu artırma stratejisinin bir parçası. Uzmanlar, Şi'nin ziyaretinin Kuzey Kore'nin uluslararası izolasyonunu kırmaya yönelik sembolik bir adım olduğunu ancak nükleer müzakerelerde somut bir ilerleme sağlanması için yeterli olmadığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Kuzey Kore ile doğrudan ticari veya diplomatik ilişkileri sınırlı olan bir ülke olarak bu ziyaretten doğrudan etkilenmemektedir. Ancak Çin'in Kore Yarımadası'ndaki artan etkisi, bölgesel güç dengelerini değiştirebilir ve bu durum dolaylı olarak Türkiye'nin Asya-Pasifik politikalarını etkileyebilir. Türkiye, Çin ve Kuzey Kore arasındaki yakınlaşmanın, ABD'nin bölgedeki müttefikleri olan Güney Kore ve Japonya ile ilişkilerinde yeni bir denge arayışına yol açabileceğini göz önünde bulundurmalıdır. Ayrıca, nükleer müzakerelerdeki durgunluk, küresel güvenlik ortamını etkileyebilir ve Türkiye'nin NATO müttefiki olarak bu gelişmeleri yakından takip etmesi önem taşımaktadır.