Çin'de uzun süredir devam eden gizli yerel yönetim borcu sorunu, Maliye Bakanlığı (MoF) ve Merkezi Disiplin Teftiş Komisyonu'nun (CCDI) ortaklaşa yayımladığı resmi bir genelgeyle yeniden gündeme taşındı. Altı ilde tespit edilen altı tipik vaka, yetkililerin isimleri açıklanarak kamuoyuna duyuruldu. Bu hamle, Pekin'in yerel yönetimlerin kontrolsüz borçlanmasını önlemeye yönelik yeni ve daha şeffaf bir strateji izlediğini gösteriyor.
Gizli Borç Sorununun Arka Planı
Çin'de yerel yönetimler, altyapı yatırımlarını finanse etmek için yıllardır finansal araçlar (LGFV) aracılığıyla gizli borçlanma yoluna gidiyor. Bu borçlar genellikle resmi bilançolarda görünmüyor, ancak ekonomik büyüme ve mali istikrar için ciddi riskler oluşturuyor. Merkezi hükümet, 2014'ten bu yana bu tür borçları disipline etmeye çalışsa da yerel yönetimlerin altyapı projelerini sürdürme baskısı nedeniyle sorun tamamen çözülemedi.
Son dönemde ekonomik yavaşlama ve gayrimenkul sektöründeki kriz, borç sorununu daha da derinleştirdi. Bazı yerel yönetimler temerrüde düşme noktasına geldi. Bu nedenle Maliye Bakanlığı ve CCDI, 2024 yılının başında altı ilde (Henan, Guangdong, Jiangsu, Zhejiang, Sichuan ve Shandong) yürüttükleri soruşturmalarda, gizli borç yaratma, borçları gizleme ve denetimden kaçma gibi ihlaller tespit etti. Altı yetkilinin ismi açıklanarak görevden alındı veya disiplin cezasına çarptırıldı.
Uzmanlara göre bu isimlerin açıklanması, merkezi hükümetin yerel yönetimlere gözdağı verme ve benzer uygulamaları caydırma amacı taşıyor. Ancak operasyonun etkinliği, yerel yönetimlerin finansman ihtiyacını karşılayacak alternatif mekanizmaların varlığına bağlı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çin ekonomisi, küresel büyümenin yaklaşık %30'unu oluşturuyor. Yerel yönetim borçlarındaki bir kriz, sadece Çin'in iç mali istikrarını değil, küresel piyasaları da sarsabilir. Zira bu borçların önemli bir kısmı bankalar ve yatırım fonları üzerinden uluslararası finans sistemine bağlı. Ayrıca Çin'in altyapı yatırımları, demir-çelik, çimento ve enerji gibi sektörlerde küresel emtia fiyatlarını etkiliyor.
Öte yandan, bu operasyon Pekin'in "ortak refah" ve finansal riskleri önleme politikalarının bir parçası. 2023'te yapılan merkezi finansal çalışma konferansında, yerel borç risklerinin "kademeli olarak azaltılması" hedeflenmişti. Şimdi isimlerin açıklanması, bu hedefin uygulamaya geçirildiğini gösteriyor. Ancak bazı analistler, sert önlemlerin yerel yönetimlerin yatırım kapasitesini kısıtlayarak büyümeyi yavaşlatabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'deki gizli borç operasyonu, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel finansal istikrar ve ticaret açısından dolaylı etkileri var. Türkiye, Çin ile artan ticaret hacmi ve Kuşak-Yol projesi kapsamındaki iş birliği nedeniyle Çin ekonomisindeki dalgalanmalardan etkilenebilir. Ayrıca, gelişmekte olan piyasalar için bir emsal teşkil eden bu tür borç yönetimi uygulamaları, Türkiye'nin kendi yerel yönetim borçları ve kamu maliyesi disiplini açısından da ders niteliğinde. Çin'in başarısız olması halinde küresel risk iştahı azalabilir ve Türkiye gibi ülkelerin borçlanma maliyetleri artabilir. Bu nedenle gelişmeler yakından izlenmeli.