Filipinler'in Zambales eyaletinde yaşayan Joey Marabe gibi balıkçılar için Güney Çin Denizi'nde süregiden jeopolitik mücadele, azalan av miktarı ve düşen gelirlerle ölçülüyor. Tartışmalı bir resifin çevresindeki Çin gemilerinin varlığı, balıkçıların çalışabileceği alanları giderek kısıtlıyor. Marabe, "Bu bizim geçim kaynağımız, deniz bizim ekmek kapımız. Ama artık denize açılmaktan korkuyoruz" diyerek durumun ciddiyetini dile getiriyor.
Güney Çin Denizi'ndeki Gerilimin Arka Planı
Güney Çin Denizi, zengin balıkçılık kaynakları ve stratejik önemi nedeniyle yıllardır bölgesel bir çatışma noktası. Çin, denizin büyük bir bölümünde hak iddia ederken, Filipinler, Vietnam, Malezya, Brunei ve Tayvan da farklı bölgelerde egemenlik iddialarında bulunuyor. 2016'da Lahey'deki Daimi Hakemlik Mahkemesi, Çin'in dokuz çizgi iddiasını uluslararası hukuka aykırı bulmuştu, ancak Pekin bu kararı tanımıyor.
Son yıllarda Çin, tartışmalı resiflerde ve adacıklarda askeri üsler inşa ederek bölgedeki varlığını artırdı. Filipinler, 2023'ten bu yana Çin'in sivil gemi ve deniz milislerini kullanarak kendi balıkçılarını bölgeden uzaklaştırdığını belirtiyor. Özellikle Scarborough Shoal (Bajo de Masinloc) çevresinde yaşanan gerginlikler, Filipinli balıkçıların geleneksel avlanma alanlarına erişimini zorlaştırıyor. Çin, bölgede balıkçılık yapan kendi vatandaşlarını korumak için sahil güvenlik gemileri konuşlandırıyor.
Filipinli yetkililer, Çin gemilerinin varlığının sadece balıkçılığı değil, aynı zamanda bölgedeki güvenliği de tehdit ettiğini vurguluyor. Zambales'teki balıkçılar, eskiden günde 20-30 kilogram balık yakalarken, şimdi bu miktarın 5 kilograma kadar düştüğünü söylüyor. Bu durum, ailelerin geçimini sağlamakta zorlanmasına neden oluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Güney Çin Denizi'ndeki gerilim, sadece Filipinler'i değil, tüm Güneydoğu Asya'yı etkiliyor. ASEAN ülkeleri, Çin ile denge politikası izlemeye çalışırken, ABD ve müttefikleri bölgede seyrüsefer serbestisi devriyeleri düzenliyor. Çin'in agresif tutumu, bölgesel istikrarı tehdit ediyor ve küresel ticaret yollarının güvenliğini riske atıyor. Her yıl trilyonlarca dolarlık ticaretin geçtiği bu denizlerde yaşanan istikrarsızlık, dünya ekonomisi için de endişe kaynağı.
Filipinler, 2024'te ABD ile savunma işbirliğini genişleterek Çin'e karşı denge arıyor. Ancak balıkçılar gibi sıradan vatandaşlar, bu jeopolitik oyunun bedelini günlük yaşamlarında ödüyor. Uzmanlar, Çin'in bölgedeki balıkçılık faaliyetlerini kendi vatandaşları lehine yönlendirerek fiili bir kontrol sağladığını belirtiyor. Bu durum, uluslararası hukuk açısından tartışmalı olsa da sahadaki gerçekliği değiştirmiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Güney Çin Denizi'ndeki gelişmeleri doğrudan taraf olmasa da yakından takip ediyor. Bölgesel istikrarsızlık, küresel ticaret ve enerji arz güvenliğini etkileyerek Türkiye gibi ithalata bağımlı ekonomileri dolaylı yoldan etkiliyor. Ayrıca, uluslararası hukuk ve egemenlik konularındaki hassasiyeti nedeniyle Türkiye, benzer deniz yetki alanı anlaşmazlıklarında (Doğu Akdeniz gibi) çözüm için diyalog ve uluslararası hukuka vurgu yapıyor. Bu olay, Türkiye'nin çok kutuplu dünyada denge politikası izleme gerekliliğini bir kez daha ortaya koyuyor.