Çin, önümüzdeki hafta düzenlenecek iki zirve öncesinde büyük ülkelere “serbest ve kolaylaştırıcı bir ticaret ortamı” oluşturma çağrısı yaptı. Bu zirveler, Avrupa Birliği ile olası bir ticaret savaşının habercisi olabilir. Başbakan Yardımcısı Zhang Guoqing, Fransa’nın ev sahipliğinde düzenlenen bir video konferansta, Çin’in “yüksek standartlı açılımı kararlılıkla genişlettiğini” söyledi. Bu açıklamalar, AB’nin Çin’den gelen elektrikli araçlara yönelik soruşturması ve olası gümrük vergileri nedeniyle tansiyonun yükseldiği bir dönemde geldi.
Gelişmenin arka planı
Çin, son yıllarda AB ile ticari ilişkilerini derinleştirmeye çalışsa da, özellikle yeşil enerji ve teknoloji alanında artan korumacılık endişeleri nedeniyle gerilim tırmanıyor. AB Komisyonu, Çin menşeli elektrikli araçlara yönelik bir sübvansiyon soruşturması başlatmış ve olası ek gümrük vergilerini gündeme almıştı. Buna karşılık Çin, kendi pazarına erişimde eşitlik ve “yapıcı diyalog” çağrısı yapıyor.
Video konferansta konuşan Zhang, ABD ve Japonya’nın Çin’in yarı iletken endüstrisine yönelik kısıtlamalarına da atıfta bulunarak, “küresel tedarik zincirinin istikrarının korunması” gerektiğini vurguladı. Çin, bu tür kısıtlamaların dünya ekonomisine zarar verdiğini savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in bu hafta Kuzey Kore’ye yapacağı ziyaret, bölgesel dengeler açısından kritik öneme sahip. Ziyaret, Kuzey Kore ile Çin arasındaki askeri ve ekonomik işbirliğini derinleştirme potansiyeli taşırken, Batılı ülkelerin yaptırım politikalarına meydan okuyor. Uzmanlar, Xi’nin ziyaretinin, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’a uluslararası izolasyonu aşmada diplomatik destek sağlamayı hedeflediğini belirtiyor.
Öte yandan, Çin’de perakende satış verileri, ekonomik toparlanmanın yavaşladığına işaret ediyor. Son açıklanan rakamlara göre perakende satışlar, beklentilerin altında kalarak neredeyse yatay bir seyir izledi. Bu durum, tüketici güveninin zayıfladığını ve iç talebin canlanmadığını gösteriyor. Ekonomistler, Çin’in büyüme hedeflerine ulaşması için daha fazla teşvik gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin-AB arasındaki ticaret gerilimi, Türkiye’nin dış ticaret dengeleri üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. AB, Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı konumundayken, Çin ile artan rekabet veya olası bir ticaret savaşı, küresel tedarik zincirlerinde değişime yol açabilir. Türkiye, Çin’den ithal ettiği ara malları ve hammaddelerde fiyat dalgalanmaları yaşayabilir. Ayrıca, Xi’nin Kuzey Kore ziyareti, Kore Yarımadası’ndaki gerginlikleri artırabilir; bu da Türkiye’nin savunma ve enerji politikalarını etkileyebilecek bölgesel istikrarsızlık riskini beraberinde getirir. Türkiye, AB ile ilişkilerini yönetirken Çin faktörünü de dikkate almak zorunda kalabilir.