Hong Kong Mali Sekreteri Paul Chan, geçtiğimiz Cuma günü ülke çapında vizyona giren ve Teochew topluluğunun hikayesini anlatan gişe rekortmeni filmi övdü. Chan, etnik grubun kentin kalkınmasına yaptığı katkıları vurgularken, bazı eleştirmenler yapımı Çin yanlısı propaganda olarak nitelendirdi. Beklenmedik bir şekilde büyük hasılat elde eden Dear You filmi, Teochew kültürünü ve diasporasını merkeze alıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Film, Güney Çin kıyılarındaki Chaozhou bölgesinden gelen ve tarih boyunca ticaretle uğraşan Teochew topluluğunun Hong Kong'daki yaşamını konu alıyor. Paul Chan, gösterim öncesi yaptığı konuşmada, “Bu film, Teochew halkının azmini ve Hong Kong'un ekonomik başarısına katkılarını güzel bir şekilde yansıtıyor” dedi. Chan, kendisi de bir Teochew kökenli olarak, topluluğun kentteki iş dünyası ve kültürel hayattaki rolüne dikkat çekti.
Film, beklenmedik bir şekilde gişede büyük başarı yakaladı ve açılış haftasında 10 milyon Hong Kong dolarından fazla hasılat elde etti. Yapımcılar, filmin Teochew kültürünü tanıtma amacı taşıdığını belirtirken, eleştirmenler hükümetin bu tür yapımları destekleyerek Çin anakarasıyla bağları güçlendirmeye çalıştığını iddia ediyor. Hong Kong Üniversitesi'nden kültür politikaları uzmanı Dr. Li Wei, “Film, kültürel kimlik vurgusu yaparken aynı zamanda Beijing yanlısı bir anlatı sunuyor” dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Teochew topluluğu, dünya genelinde 30 milyondan fazla üyeye sahip ve Güneydoğu Asya'da, özellikle Singapur, Malezya ve Tayland'da önemli bir ticaret ağına sahip. Film, bu küresel topluluğun Hong Kong ve anakara Çin ile olan bağlarını vurgularken, bölgedeki Çin etkisinin kültürel boyutta da arttığını gösteriyor. Analistler, benzer yapımların Beijing'in yumuşak güç stratejisinin bir parçası olduğunu belirtiyor. Öte yandan, Tayvan ve bazı Güneydoğu Asya ülkelerinde film, Çin merkezli anlatısı nedeniyle tartışma yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Çin'in yumuşak güç stratejisinin kültürel diplomasi yoluyla diasporalara nasıl yayıldığını gösteriyor. Türkiye, benzer şekilde Orta Asya ve Balkanlar'daki soydaş topluluklarla kültürel bağlarını güçlendirmeye çalışırken, Çin modeli dikkate değerdir. Ayrıca, Hong Kong'un kültürel özerkliğini vurgulayan bu tür yapımlar, Türkiye'nin şehir ekonomilerini canlandırma çabalarına ilham verebilir. Ancak propagandaya karşı dikkatli olunmalı; Türkiye, kendi kültürel çeşitliliğini desteklerken bağımsız yapımları korumalıdır.