On yıl önce Çin, Batı Afrika'daki Ebola salgınına yaptığı yardımlarla öne çıkmıştı. Bugün ise Çin daha güçlü bir küresel aktör olmasına rağmen, 2026 Ebola salgınına verdiği yanıt birçoklarının beklediğinden daha sınırlı kaldı. Özellikle ABD'nin küresel sağlık yardımlarından çekilmesiyle ortaya çıkan boşlukta, Pekin'in daha aktif olması bekleniyordu. Ancak Çin, şu ana kadar düşük profilli bir yaklaşım sergiliyor.
Çin'in Ebola Yardımlarındaki Değişim
2014-2015 Batı Afrika Ebola salgını, Çin'in küresel sağlık diplomasisinde yükselişinin simgesiydi. O dönemde Çin, Liberya, Sierra Leone ve Gine'ye 120 milyon dolardan fazla yardım yapmış, sağlık ekipleri ve mobil laboratuvarlar göndermişti. Bu yardımlar, Çin'in "sorumlu büyük güç" imajını pekiştirdi ve Afrika'daki etkisini artırdı.
2026'da ise tablo farklı. Çin, Ebola salgınına karşı şu ana kadar yalnızca sınırlı sayıda sağlık uzmanı ve tıbbi malzeme gönderdi. Uluslararası kuruluşlara yapılan bağışlar da geçmişe göre düşük. Uzmanlar, Çin'in neden daha az aktif olduğunu tartışıyor. Bazıları, Çin'in önceliklerini değiştirdiğini, ekonomik yavaşlama ve iç sorunlara odaklandığını belirtiyor. Diğerleri ise Çin'in artık daha seçici bir dış yardım politikası izlediğini, her krize aynı şekilde yanıt vermediğini söylüyor.
Ayrıca, Çin'in 2014'teki yardımları büyük ölçüde Batılı ülkelerin ve uluslararası kuruluşların çağrıları üzerine yapılmıştı. Bugün ise ABD'nin Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) yaptığı katkıları azaltması ve genel olarak dış yardımlardan çekilmesi, Çin'in tek başına liderlik etmesi gereken bir ortam yaratıyor. Ancak Pekin, bu liderliği üstlenmeye istekli görünmüyor.
Küresel Sağlık Diplomasisinde Boşluk
ABD'nin geri çekilmesi, küresel sağlık yönetişiminde ciddi bir boşluk oluşturdu. 2024'teki seçimlerden sonra ABD yönetimi, uluslararası sağlık fonlarına ayırdığı bütçeyi önemli ölçüde kıstı. Bu durum, WHO'nun ve diğer yardım kuruluşlarının Ebola ile mücadelesini zorlaştırıyor. Çin'in bu boşluğu doldurması beklenirken, Pekin'in sessizliği dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre, Çin'in daha az aktif olmasının birkaç nedeni var. Birincisi, Çin ekonomisi son yıllarda yavaşladı ve hükümet iç borç ve istihdam gibi sorunlarla boğuşuyor. İkincisi, Çin'in dış yardım bütçesi artık daha titiz bir şekilde planlanıyor; her kriz için otomatik olarak büyük fonlar ayrılmıyor. Üçüncüsü, Çin, Afrika'daki etkisini artırmak için artık daha çok ticaret ve altyapı yatırımlarına odaklanıyor; sağlık yardımları ikinci planda kalıyor.
Bununla birlikte, Çin'in Ebola ile mücadelede deneyimli olduğu ve gerektiğinde hızlı hareket edebileceği biliniyor. 2014'te olduğu gibi, eğer salgın daha da yayılırsa, Çin'in tutumunu değiştirebileceği belirtiliyor. Ancak şu an için, uluslararası toplumun beklentisi ile Çin'in eylemi arasında bir uçurum var.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in 2026 Ebola salgınındaki düşük profili, Türkiye için dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Küresel sağlık yardımlarındaki azalma, Afrika'da istikrarsızlığı artırabilir ve bu bölgedeki Türk yatırımlarını ve ticaretini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, ABD ve Çin'in geri çekildiği bir ortamda Türkiye, insani yardım ve sağlık diplomasisiyle öne çıkarak yumuşak gücünü artırabilir. Türkiye'nin Afrika'daki artan etkinliği göz önüne alındığında, Ebola gibi salgınlara yapacağı katkılar, kıtadaki varlığını güçlendirebilir. Ancak bu, kaynak ve lojistik açısından dikkatli bir planlama gerektirir.