İspanya Parlamentosu'nun alt kanadı Kongre, 10 Eylül Perşembe günü yapılan oylamada, İspanya'nın Kuzey Afrika'daki Batı Sahra topraklarını sömürge olarak yönettiği dönemde doğan Sahravi halkına İspanyol vatandaşlığı verilmesini onayladı. Madrid'in bu kararı, bölgede hassas dengeler üzerinde kurulu olan Fas ile ilişkileri gerginleştirebilir.
Kararın Arka Planı ve Yasal Süreç
İspanya, Batı Sahra'yı 1884'ten 1975'e kadar sömürge olarak yönetti. 1975'teki Madrid Anlaşması ile bölgeyi Fas ve Moritanya arasında paylaştırdı; ancak bu anlaşma uluslararası hukukta tam olarak tanınmadı. 1979'da Moritanya'nın çekilmesinin ardından Fas, bölgenin tamamı üzerinde hak iddia etti. Sahravi halkı temsil eden Polisario Cephesi ise bağımsızlık mücadelesi yürütüyor ve 1991'de ateşkes sağlandı, ancak kalıcı bir çözüm bulunamadı.
Yeni yasa, İspanyol yönetimi döneminde (1975 öncesi) doğan Sahravilere, İspanyol vatandaşlığına geçiş hakkı tanıyor. Daha önce, İspanyol sömürge yönetimi sırasında doğan Sahraviler, İspanyol vatandaşlığı almak için uzun ve belirsiz bir süreçle karşılaşıyordu. Yeni düzenleme, bu kişilere doğrudan başvuru hakkı vererek prosedürü basitleştiriyor. Karar, İspanya'da yaşayan Sahravi kökenli göçmenler ve insan hakları örgütleri tarafından uzun süredir talep ediliyordu.
Oylama, İspanya'nın sol koalisyon hükümeti ile muhalefetin büyük bölümünün desteğiyle geçti. Ancak aşırı sağcı Vox partisi karşı oy kullandı. Hükümet sözcüsü, kararın "tarihsel bir borcun ödenmesi" olduğunu belirtti. Fas henüz resmi bir açıklama yapmadı; ancak diplomatik kaynaklar, Rabat'ın karardan duyduğu rahatsızlığı ilettiğini aktarıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Batı Sahra sorunu, Kuzey Afrika'nın en uzun süredir devam eden toprak anlaşmazlıklarından biri. Fas, bölgeyi kendi topraklarının bir parçası olarak görürken, Polisario Cephesi bağımsız bir Sahravi Arap Demokratik Cumhuriyeti kurma hedefinde. Birleşmiş Milletler, 1991'den bu yana bir referandum düzenlemeye çalışıyor ancak taraflar arasındaki anlaşmazlık nedeniyle bu gerçekleşmedi.
İspanya'nın kararı, Avrupa Birliği içinde de yankı uyandırabilir. İspanya, Fas'ın en büyük ticaret ortaklarından biri ve göç kontrolü konusunda işbirliği yapıyor. Fas, İspanya'ya yönelik göç akışını kontrol altında tutarak önemli bir koz elinde bulunduruyor. Son yıllarda iki ülke arasında zaman zaman gerilim yaşandı; 2021'de Polisario liderinin İspanya'da tedavi görmesi nedeniyle Fas, İspanya'ya yönelik diplomatik krizi tırmandırmıştı. Yeni vatandaşlık yasası, bu hassas dengeyi yeniden sarsabilir.
Öte yandan, İspanya'nın kararı, Batı Sahra'da insan hakları ihlalleri olduğu yönündeki uluslararası eleştirilerin arttığı bir döneme denk geldi. Uluslararası Af Örgütü ve Human Rights Watch gibi kuruluşlar, Fas'ın bölgedeki Sahravi aktivistlere yönelik baskılarını rapor ediyor. İspanya'nın adımı, bu konuda sembolik bir destek olarak yorumlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Batı Sahra sorununda geleneksel olarak tarafsız bir tutum izlemiş, BM çerçevesinde çözüm çağrısı yapmıştır. Ancak son yıllarda Türkiye'nin Afrika açılımı kapsamında Fas ile ilişkileri stratejik önem taşıyor. İspanya'nın vatandaşlık kararı, Avrupa'da sömürgecilik sonrası sorumluluk tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Türkiye için doğrudan bir etkisi olmasa da, Kuzey Afrika'daki istikrar, Akdeniz ve Sahel bölgesindeki güvenlik dengeleri açısından dolaylı sonuçlar doğurabilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgedeki ekonomik ve diplomatik çıkarları, Fas ile ilişkilerin korunmasını gerektiriyor. İspanya'nın adımı, AB içinde benzer talepleri tetikleyebilir ve Türkiye'nin AB ile göç işbirliği müzakerelerinde yeni bir faktör olarak ortaya çıkabilir.