Chicago'nun Rogers Park semtinde yaşayan Herivierto Hernandez, iddiasına göre, gece uyurken bir sıçanın yüzünü kemirmesiyle uyandı. Hernandez, uzun süredir binadaki kemirgen istilasından şikayetçi olduğunu ancak ev sahibi şirketin gerekli önlemleri almadığını söylüyor. Olay, kentteki bakımsız binalar ve kiracı hakları konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Gelişmenin Arka Planı
52 yaşındaki Hernandez, 19 Mayıs sabahı saat 04.00 sıralarında yüzünde bir acı hissederek uyandı. Yastığında kan lekeleri ve bir sıçan olduğunu fark etti. Hemen hastaneye kaldırılan Hernandez'in yüzünde dikiş atılması gereken yaralar oluştu. Hernandez, olaydan önceki haftalarda binada düzinelerce fare gördüğünü ve yönetime defalarca şikayette bulunduğunu iddia etti. Bina sahibi JCJ Properties ise yaptığı yazılı açıklamada, “Kiracılarımızın güvenliği bizim için önemlidir. Binaya son iki yılda önemli yatırımlar yaptık ve haşere kontrol hizmeti almaktayız” dedi. Ancak Hernandez'in avukatı, şirketin haşere sorununu görmezden geldiğini ve kira artışı yapmak için kiracıları sıkıştırdığını öne sürdü.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Chicago, ABD'de kemirgen istilasının en yoğun olduğu şehirlerden biri. Ortabatı eyaletlerinde soğuk kışlar ve eski altyapı, haşere sorununu körüklüyor. Uzmanlar, pandemi sonrası kent merkezlerinde boşalan ofis ve restoranların fareler için üreme alanı oluşturduğuna dikkat çekiyor. Ayrıca, kiracı hakları örgütleri, düşük gelirli mahallelerde ev sahiplerinin bakım maliyetlerinden kaçmak için kiracıları kötü koşullarda yaşamaya zorladığını savunuyor. Bu olay, ABD'de konut krizinin en uç örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu haber ABD'de yaşanan bir konut ve sağlık sorununa işaret etse de, benzer haşere ve bakımsız yapı sorunları Türkiye'nin büyük şehirlerinde de özellikle düşük gelirli mahallelerde görülmektedir. Türkiye'de kentsel dönüşüm ve bina denetimlerindeki eksiklikler, benzer vakaların yaşanma riskini artırmaktadır. Ayrıca, kiracı-ev sahibi ilişkilerinde adil düzenlemelerin olmaması, kiracıların sağlıksız koşullarda yaşamaya zorlanmasına yol açabilir. Bu olay, Türkiye'de konut politikalarının ve denetim mekanizmalarının ne kadar kritik olduğunu hatırlatmaktadır.