Fox News yorumcusu Tomi Lahren, ABD'de seçmen kimlik yasasının (voter ID) eyalet düzeyinde geçmemesi halinde Cumhuriyetçi seçmenlerin Kasım ayındaki ara seçimlerde sandığa gitmeyerek 'evde kalacağı' uyarısında bulundu. Lahren, X hesabından yaptığı paylaşımda 'Neden Cumhuriyetçileri seçiyoruz?' diyerek parti yönetimine tepki gösterdi. Tartışmalı çıkış, ABD'de seçim güvenliği ve oy verme hakları konusundaki kutuplaşmayı bir kez daha gündeme taşıdı.
Gelişmenin arka planı: Seçmen kimlik yasası tartışması
Seçmen kimlik yasası, ABD'de oy kullanmak için fotoğraflı kimlik ibrazını zorunlu kılan düzenlemelere verilen genel isim. Cumhuriyetçi partililer, yasanın seçim sahtekarlığını önlemek için gerekli olduğunu savunurken; Demokratlar bu tür yasaların azınlık ve düşük gelirli seçmenlerin oy kullanmasını engelleyerek ayrımcılığa yol açtığını iddia ediyor. Şu anda ABD'de 36 eyalette bir tür kimlik zorunluluğu bulunuyor, ancak 14 eyalet ve Columbia Bölgesi'nde fotoğraflı kimlik şartı aranmıyor.
Tomi Lahren'in öfkesi, özellikle Cumhuriyetçilerin kontrolündeki eyaletlerde daha katı seçmen kimlik yasalarının çıkarılamamasına yönelik. Lahren, 'Kongre'de çoğunluğumuz var, eyalet meclislerinde çoğunluğumuz var, ama hiçbir şey yapamıyoruz. Seçmenlerin güveni sarsılıyor' ifadelerini kullandı. Yorumcu, partisinin seçim güvenliği konusunda somut adım atmamasının tabanı hayal kırıklığına uğrattığını belirtti.
Lahren'in paylaşımı kısa sürede binlerce beğeni ve yorum alırken, Demokratlar ve sivil toplum kuruluşları yorumcuyu 'seçmen baskısı' yapmakla suçladı. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) sözcüsü, 'Seçmen kimlik yasaları zaten birçok eyalette uygulanıyor. Lahren'in seçmenleri oy kullanmaktan caydırması kabul edilemez' dedi.
Bölgesel ve küresel boyut: ABD iç siyasetindeki kırılma
Seçmen kimlik yasası tartışması, ABD'de siyasi kutuplaşmanın en sıcak konularından biri. 2020 başkanlık seçimlerinin ardından eski Başkan Donald Trump'ın seçim sahtekarlığı iddiaları, Cumhuriyetçi tabanda seçim güvenliğine yönelik endişeleri artırmıştı. Bu durum, birçok Cumhuriyetçi eyalette daha sıkı oy verme kurallarının getirilmesine yol açtı. Ancak Lahren gibi isimler, bu yasaların hâlâ yetersiz olduğunu düşünüyor.
Uzmanlar, Lahren'in çıkışının Kasım ara seçimlerinde Cumhuriyetçi katılımını olumsuz etkileyebileceği yorumunu yapıyor. Georgetown Üniversitesi'nden siyaset bilimci Prof. Michael Bailey, 'Lahren tabanın bir kesimine sesleniyor. Ancak bu tür açıklamalar, seçmenleri sandıktan uzaklaştırarak partinin aleyhine sonuç doğurabilir' dedi. Öte yandan, Beyaz Saray Sözcüsü Karine Jean-Pierre, konuya ilişkin 'Her Amerikalının oy kullanma hakkı kutsaldır. Bunu engellemeye yönelik her girişim demokrasiye saldırıdır' açıklamasında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki seçmen kimlik tartışması, Türkiye'de 2017 anayasa değişikliğiyle gündeme gelen seçim güvenliği ve kimlik doğrulama sistemleriyle karşılaştırılabilecek bir bağlam sunuyor. Türkiye'de zaten tüm seçmenler için fotoğraflı kimlik zorunluluğu bulunması, bu tartışmanın doğrudan bir yansıması olmasa da, ABD'deki siyasi kutuplaşmanın seçim güvenliği algısını nasıl etkilediğini göstermesi açısından önemli. Ayrıca, ABD'nin iç siyasetindeki bu tür kırılmalar, küresel güç dengelerini ve ABD'nin dış politikadaki karar alma süreçlerini dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde bu tür iç dinamikleri göz önünde bulundurarak stratejik adımlar atmalıdır.