Londra — Birleşik Krallık hükümeti, Chagos Adaları'nın geleceğine ilişkin uzun süredir geciken anlaşmayı, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın anlaşmayı "berbat" olarak nitelendirmesinin ardından gözden geçirmeye başladı. Savunma Bakanı Wes Streeting, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Trump yönetimiyle takımadalar üzerinde bir anlaşmaya varmak için işbirliği yapacaklarını taahhüt etti. Bu gelişme, Hint Okyanusu'ndaki stratejik öneme sahip Diego Garcia askeri üssünün geleceği konusundaki belirsizliği artırıyor.
Anlaşmanın Arka Planı ve Trump'ın Müdahalesi
Chagos Adaları, 1965 yılında Mauritius'tan ayrılarak Britanya Hint Okyanusu Toprakları olarak kuruldu. 1960'lı ve 70'li yıllarda ada sakinleri, Diego Garcia'da bir ABD askeri üssü kurulmasına yer açmak için zorla tahliye edildi. O zamandan beri Chagossianlar, anavatanlarına dönüş hakkı için mücadele ediyor. 2019'da Uluslararası Adalet Divanı (ICJ), Birleşik Krallık'ın adalar üzerindeki egemenliğinin yasadışı olduğuna ve sömürge döneminden kalma ayrılmanın sona ermesi gerektiğine hükmetti. BM Genel Kurulu da büyük çoğunlukla bu kararı destekledi. Bu baskılar sonucunda İngiltere ve Mauritius, 2022'de egemenliğin Mauritius'a devredilmesi ve Diego Garcia'daki ABD üssünün uzun vadeli kiralanması konusunda müzakerelere başladı. Ancak anlaşma henüz imzalanmadı. Donald Trump, geçtiğimiz günlerde anlaşmayı "berbat" olarak nitelendirerek, ABD'nin Diego Garcia üssünün kontrolünü kaybetme riski olduğunu ima etti. Trump'ın bu çıkışı, İngiltere'de anlaşmanın geleceği konusunda yeni bir tartışma başlattı. Savunma Bakanı Wes Streeting, yaptığı yazılı açıklamada, "Trump yönetimiyle yakın işbirliği içinde çalışarak, hem Birleşik Krallık'ın hem de ABD'nin güvenlik çıkarlarını koruyacak bir anlaşmaya varmakta kararlıyız" dedi. Streeting, anlaşmanın sadece iki ülke için değil, bölgesel istikrar için de kritik olduğunu vurguladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Diego Garcia üssü, ABD'nin Hint Okyanusu'ndaki en önemli askeri varlıklarından biri. Orta Doğu, Güney Asya ve Doğu Afrika'daki operasyonlar için stratejik bir merkez konumunda. Üs, aynı zamanda deniz ve hava gücünün projeksiyonu için kritik. Çin'in Hint Okyanusu'ndaki artan etkisi göz önüne alındığında, ABD'nin buradaki varlığını sürdürmesi, Hint-Pasifik stratejisinin temel taşı olarak görülüyor. Mauritius ise egemenliğin kendisine devredilmesini ve Chagossianların geri dönüş hakkını talep ediyor. Anlaşmanın gecikmesi, bölgesel dengeleri de etkiliyor. İngiltere, bir yandan uluslararası hukuka uyum sağlamak, diğer yandan ABD ile güvenlik işbirliğini korumak arasında sıkışmış durumda. Trump'ın eleştirisi, anlaşmanın ABD'nin onayı olmadan yürürlüğe girmesinin zor olduğunu gösteriyor. İngiliz hükümeti, anlaşmayı gözden geçirerek, Trump yönetiminin endişelerini gidermeye çalışacak. Bu süreçte, Diego Garcia üssünün statüsü, kira süresi ve Chagossianların dönüş koşulları yeniden müzakere edilebilir. Uluslararası hukuk uzmanları, İngiltere'nin egemenliği devretmek zorunda olduğunu, ancak üssün kiralanması konusunda esneklik olabileceğini belirtiyor. Anlaşmanın tamamlanması, sömürgecilik sonrası dönemde nadir görülen bir toprak devri örneği olacak. Ancak Trump'ın müdahalesi, süreci daha da karmaşık hale getirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Chagos Adaları anlaşması, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel güç dengeleri ve uluslararası hukuk açısından önemli dersler içeriyor. ABD'nin stratejik üslerini koruma konusundaki hassasiyeti, Türkiye'nin kendi bölgesel güvenlik dinamiklerini hatırlatıyor. Ayrıca, uluslararası mahkeme kararlarının büyük güçler tarafından nasıl göz ardı edilebildiği, Türkiye'nin Kıbrıs ve Ege gibi konularda karşılaştığı çifte standartlara işaret ediyor. İngiltere'nin egemenliği devretme süreci, sömürgecilik sonrası düzenin evrimi açısından izlenmeye değer. Türkiye, Hint Okyanusu'nda artan jeopolitik rekabette taraf olmasa da, bu tür gelişmeler, çok kutuplu dünyada egemenlik ve güvenlik arasındaki dengeyi anlamak için örnek teşkil ediyor.