ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Ortadoğu'daki müttefik ve ortak ülkelerin üst düzey askeri yetkilileriyle kapsamlı bir bölgesel güvenlik diyaloğu başlattı. Middle East Eye'ın haberine göre, CENTCOM liderliğindeki istişareler, bölgede artan güvenlik tehditlerine karşı ortak bir duruş geliştirmeyi ve askeri iş birliğini derinleştirmeyi amaçlıyor. Toplantıya katılan ülkeler arasında Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Bahreyn, Ürdün ve Mısır gibi bölgesel aktörler yer alıyor. Diyaloğun odak noktası, deniz güvenliği, hava savunma sistemlerinin entegrasyonu ve terörle mücadele alanlarındaki ortak operasyonel yeteneklerin artırılması olarak belirtiliyor.
Gelişmenin arka planı
CENTCOM'un bu girişimi, İran'ın bölgesel nüfuzunu genişletme çabaları ve Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılarının ardından geldi. Özellikle İsrail-Hamas savaşı sırasında İran destekli grupların ABD üslerine yönelik saldırıları, Washington'u müttefik ülkelerle askeri koordinasyonu güçlendirmeye itti. CENTCOM Komutanı Orgeneral Michael Erik Kurilla, toplantının açılış konuşmasında, 'Birlikte çalışarak ortak güvenlik zorluklarının üstesinden gelebilir ve bölgesel istikrarı sağlayabiliriz' dedi. Diyaloğun ilk turunda, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin hava savunma sistemlerinin entegrasyonu ve füze savunma kalkanı oluşturulması gibi somut konular masaya yatırıldı.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu girişim, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığını yeniden yapılandırma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Biden yönetimi, bölgeden çekilmek yerine daha etkili bir iş birliği modeli oluşturmaya çalışıyor. CENTCOM diyaloğu, aynı zamanda Çin ve Rusya'nın bölgedeki artan etkinliğine karşı bir dengeleme hamlesi olarak da yorumlanıyor. Suudi Arabistan, İran ile normalleşme sürecini yürütürken bir yandan da ABD ile güvenlik bağlarını sürdürüyor. BAE ve Katar gibi ülkeler, ekonomik çeşitlendirme hedefleri doğrultusunda bölgesel güvenlik mimarisinde daha aktif rol almak istiyor. Ancak İsrail'in katılımı, Filistin sorunu nedeniyle bazı bölgesel ülkeler için hassas bir konu olmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikaları açısından doğrudan etkiler taşıyor. CENTCOM'un Körfez ülkeleriyle entegrasyonu, Türkiye'nin hava savunma sistemleri ihracatında BAE ve Katar gibi ülkelerle rekabetini artırabilir. Ayrıca Türkiye, NATO müttefiki olarak ABD'nin Ortadoğu'daki askeri planlamalarında yer almak istese de, özellikle PKK/YPG meselesi ve Doğu Akdeniz'deki enerji keşifleri konularında Washington'la zaman zaman fikir ayrılıkları yaşıyor. Ankara, bu yeni diyaloğa dahil edilmezse, bölgesel güvenlik yapılanmasının dışında kalma riskiyle karşı karşıya kalabilir. Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle son dönemde normalleşme adımları atmış olması, gelecekte bu tür oluşumlara katılımı için bir zemin hazırlayabilir.