ABD ve İran arasında nükleer anlaşma müzakerelerinde kaydedilen olumlu ilerleme, küresel petrol piyasalarında beklenen arz artışı beklentisiyle fiyatların düşmesine yol açtı. Brent tipi ham petrolün varil fiyatı yüzde 2,5 değer kaybederek 82 doların altına gerilerken, ABD ham petrolü (WTI) de 78 dolar seviyelerine indi. Piyasalar, ABD Başkanı ve üst düzey İranlı diplomatların müzakerelerin “yapıcı” geçtiğine dair açıklamalarını olumlu karşıladı.
Müzakerelerin arka planı ve içeriği
Viyana’da devam eden nükleer anlaşma görüşmeleri, 2015 tarihli Kapsamlı Ortak Eylem Planı’nın (KOEP) yeniden canlandırılmasını hedefliyor. ABD’nin 2018’de tek taraflı olarak anlaşmadan çekilmesi ve ardından uyguladığı yaptırımlar, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sınırlandırmayı amaçlayan anlaşmayı fiilen askıya almıştı. Son tur görüşmelerde taraflar, İran’ın nükleer programına sınırlama getirmesi karşılığında yaptırımların kademeli olarak kaldırılması konusunda ilerleme sağladı.
Uzmanlara göre, anlaşmaya varılması halinde İran günde 1-1,5 milyon varil ek ham petrolü piyasaya sürebilir. Bu durum, halihazırda OPEC+ kesintileri ve Rusya’ya yönelik yaptırımlar nedeniyle sıkışık olan arzı rahatlatarak fiyatların daha da düşmesine neden olabilir. Ancak müzakerelerin henüz sonuçlanmamış olması ve İran’ın bazı taleplerinde ısrarcı olması, piyasalarda temkinli bir iyimserlik yaratıyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Petrol fiyatlarındaki düşüş, enerji ithalatçısı ülkeler için olumlu bir gelişme olarak değerlendirilirken, İran’ın ekonomi üzerindeki yaptırım yükünün hafiflemesi bölgesel dengeleri de etkileyebilir. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “İran’ın nükleer faaliyetlerine sınırlama getirmesi halinde yaptırımların kaldırılması için hazırız” ifadeleri kullanıldı. Öte yandan, İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölgesel aktörler, İran’ın elde edeceği ekonomik rahatlamanın bölgedeki vekil güçlerine aktarılmasından endişe duyuyor.
Küresel petrol piyasalarında arz fazlası beklentisi, OPEC+’ın önümüzdeki aylarda üretim artışı kararlarını da etkileyebilir. Rusya’nın Ukrayna savaşı nedeniyle petrol ihracatındaki kısıtlamalar devam ederken, İran petrolünün piyasaya dönmesi, Rusya’nın pazar payını daraltabilir ve Çin gibi büyük alıcılar için alternatif bir kaynak yaratabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Petrol fiyatlarındaki bu düşüş, Türkiye’nin cari açığı ve enerji ithalat faturası üzerinde doğrudan olumlu bir etki yaratabilir. Türkiye, petrol ihtiyacının büyük bölümünü ithal ettiği için fiyatlardaki gerileme, enflasyonla mücadeleye katkı sağlayabilir. Ayrıca, İran ile nükleer anlaşmanın yeniden yürürlüğe girmesi, Türkiye’nin komşusu İran’la ticari ve enerji alanındaki işbirliğini artırabilir. Ancak, ABD yaptırımlarının tamamen kalkmaması halinde Türkiye’nin İran’la enerji ticaretinde hukuki riskler devam edecektir. Bölgesel olarak, İran’ın ekonomik rahatlaması, Suriye ve Irak’taki nüfuz mücadelesini de etkileyebilir. Türkiye, bu dengeleri gözeterek diplomatik adımlarını sürdürmelidir.