ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik en son askeri saldırı turunun sona erdiğini resmen duyurdu. CENTCOM Sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, operasyonların planlandığı gibi tamamlandığı ve daha fazla saldırı yapılmayacağı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, ABD güçlerinin bölgede savunma amaçlı konuşlanmaya devam edeceği belirtildi.
Operasyonun Arka Planı
Son saldırılar, İran destekli milis gruplarının Suriye ve Irak'taki ABD askeri üslerine yönelik drone ve roket saldırılarının ardından geldi. Özellikle, Ürdün sınırındaki ABD üssüne yapılan ve üç Amerikan askerinin ölümüne neden olan saldırı, Washington yönetiminin misilleme kararını hızlandırmıştı. CENTCOM, bu çerçevede İran Devrim Muhafızları ve bağlı gruplara ait hedefleri vurduğunu açıklamıştı. Saldırılarda komuta merkezleri, silah depoları ve istihbarat tesislerinin hedef alındığı bildirildi.
Operasyonlar, ABD Başkanı Joe Biden'ın talimatıyla başlatılmış ve bir hafta boyunca sürmüştü. CENTCOM, vurulan hedeflerin tamamının askeri nitelikte olduğunu ve sivil kayıpların yaşanmadığını iddia etti. Ancak bağımsız kaynaklar, özellikle Suriye'deki saldırılarda sivil can kayıpları olabileceğini öne sürdü. İran ise saldırıları kınayarak, ABD'nin bölgedeki varlığının istikrarsızlık yarattığını savundu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, ABD-İran geriliminin yeni bir evreye girdiğine işaret ediyor. İki ülke arasındaki doğrudan askeri çatışma riski, 2020 yılında General Kasım Süleymani'nin öldürülmesinden bu yana en yüksek seviyeye ulaşmıştı. Uzmanlar, CENTCOM'un operasyonların sona erdiğini duyurmasının, tırmanışı kontrol altına alma çabası olarak yorumluyor. Ancak İran'ın dolaylı yollardan -özellikle vekil güçler aracılığıyla- misilleme yapma kapasitesi bulunuyor. Bu durum, Irak ve Suriye'deki ABD varlığının güvenliğini tehdit etmeye devam ediyor.
Bölge ülkeleri, gerilimin daha da artmasından endişe duyuyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, İran'la doğrudan bir çatışmanın kendi topraklarına da sıçrayabileceği kaygısını taşıyor. Aynı zamanda İsrail, ABD'nin İran'a yönelik sert tutumunu desteklerken, bu tür operasyonların kendi güvenlik çıkarlarına hizmet ettiğini düşünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarını yakından takip etmektedir. Ankara, hem NATO müttefiki ABD hem de komşusu İran ile dengeli bir ilişki yürütmeye çalışmaktadır. Operasyonların sona ermesi, Türkiye'nin enerji güvenliği açısından kritik olan İran ile ticari ilişkilerini olumsuz etkileyecek bir sıcak çatışma riskini azaltmıştır. Ancak İran destekli grupların Suriye ve Irak'taki faaliyetleri, Türkiye'nin PKK/YPG'ye karşı yürüttüğü mücadeleyi dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'nin enerji koridorları ve göç akınları üzerindeki baskıyı artırabilir. Ankara'nın her iki tarafı da kırmayacak bir diplomatik dil kullanarak, gerilimin düşürülmesi için arabuluculuk rolü üstlenmesi beklenebilir.