Dünyanın 'Barış Başkenti' olarak bilinen İsviçre'nin Cenevre kenti, İran ile ABD arasında yapılması planlanan yeni bir anlaşma görüşmesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. İki ülke arasındaki nükleer müzakerelerin yeniden canlandırılması hedefiyle düzenlenecek toplantı, Cenevre'nin onlarca yıldır sürdürdüğü tarafsız arabuluculuk geleneğinin bir yansıması olarak görülüyor. İsviçreli yetkililer, görüşmelere ilişkin henüz resmi bir duyuru yapmazken, diplomatik kaynaklar toplantının önümüzdeki haftalarda gerçekleşebileceğini belirtiyor. Cenevre, geçmişte Kore Savaşı ateşkesi, Vietnam Barış Anlaşması ve Suriye görüşmeleri gibi birçok kritik uluslararası anlaşmaya ev sahipliği yapmıştı.
Geçmişten günümüze Cenevre anlaşmaları
Cenevre, 1954 yılında Çinhindi barış görüşmelerinden bu yana uluslararası diplomasinin merkezi konumunda. 1954 Cenevre Konferansı ile Fransa'nın Çinhindi'nden çekilmesi sağlanırken, 1962'deki Cenevre Anlaşmaları ile Laos'un tarafsızlığı güvence altına alındı. Soğuk Savaş döneminde 1973 Cenevre Konferansı, Vietnam Savaşı'nı sona erdiren Paris Barış Anlaşmaları'nın tamamlayıcısı oldu. 1988'de Sovyetler Birliği'nin Afganistan'dan çekilmesini düzenleyen anlaşma da yine Cenevre'de imzalandı. Daha yakın geçmişte, 2015 yılında Suriye krizine çözüm arayan Cenevre III ve IV müzakereleri düzenlendi. İran ile Batı arasındaki nükleer anlaşma olan Kapsamlı Ortak Eylem Planı'nın (JCPOA) müzakereleri de büyük ölçüde Cenevre'de yapılmıştı.
İran-ABD görüşmelerinin bölgesel boyutu
İran ile ABD arasında yeniden başlaması beklenen nükleer müzakereler, sadece ikili ilişkileri değil, tüm Ortadoğu dengelerini yakından ilgilendiriyor. 2018 yılında ABD'nin JCPOA'dan tek taraflı çekilmesi ve yeniden yaptırım uygulamaya başlaması, İran'ın nükleer faaliyetlerini hızlandırmasına yol açmıştı. 2021'den bu yana Viyana'da yürütülen dolaylı müzakerelerde henüz somut bir ilerleme kaydedilemezken, Cenevre'de yapılması planlanan yeni tur, taraflar arasında bir yumuşamaya işaret edebilir. Bölgesel aktörlerden Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın nükleer programından endişe duyarken, İsrail ise her türlü anlaşmaya karşı olduğunu açıkça ifade ediyor. Bu nedenle Cenevre'de varılacak olası bir anlaşma, Ortadoğu'da geniş kapsamlı sonuçlar doğurabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran-ABD nükleer müzakerelerinin Cenevre'de yeniden başlaması, Türkiye'nin enerji güvenliği ve bölgesel istikrarı açısından kritik önem taşıyor. Türkiye, uzun süredir komşusu İran'a yönelik yaptırımların kaldırılmasını ve iki ülke arasındaki ticaretin normalleşmesini savunuyor. Olası bir anlaşma, İran doğal gazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınması gibi enerji projelerini canlandırabilir. Ayrıca İran'ın bölgesel politikalarında bir yumuşama, Suriye ve Irak'taki Türk çıkarlarına olumlu yansıyabilir. Ancak Türkiye, anlaşma sürecinin dışında kalmamak için diplomatik girişimlerini hızlandırmalı ve olası yeni denge arayışlarında aktif rol üstlenmelidir.