Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD'nin çelik ve alüminyum ürünlerine uyguladığı yeni tarifelere karşı Kanada'nın misilleme yapmak zorunda kaldığını belirtti. Video mesajında konuşan Carney, Washington yönetiminin Kanada'dan "gerçek bir ekonomik ortaklık değil, bağımlılık" talep ettiğini söyledi. Karar, iki NATO müttefiki arasındaki ticari gerilimi daha da artırdı.
Kararın Arka Planı ve Kanada'nın Misillemesi
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz hafta çelik ve alüminyum ithalatına yüzde 25 oranında ek gümrük vergisi getiren bir kararnameyi imzaladı. Kanada, bu adıma karşılık olarak ABD'den yapılan toplam 20 milyar dolarlık çelik ve alüminyum ürününe aynı oranda tarife uygulama kararı aldı. Yeni tarifeler 1 Nisan'dan itibaren yürürlüğe girecek. Başbakan Carney, düzenlediği basın toplantısında, "Bu karşılık kaçınılmazdı çünkü Kanada'nın ekonomik egemenliğini korumak zorundayız" dedi. Carney, ABD'nin tutumunu "tek taraflı ve haksız" olarak nitelendirdi ve Kanada'nın her zaman serbest ticaretten yana olduğunu ancak haksız uygulamalara boyun eğmeyeceğini vurguladı.
Kanada hükümeti, tarifelerin yerel çelik ve alüminyum sektörünü korumak için bir dizi ek önlem alacağını da duyurdu. Bu kapsamda, savunma sanayii ve altyapı projelerinde yerli üretim tercih edilecek; ayrıca etkilenen işletmelere düşük faizli kredi ve vergi indirimi sağlanacak. Carney, "Kanadalı işçilerin ve üreticilerin yanındayız. Bu tarifeler sadece bir başlangıç; gerekirse daha fazla adım atarız" ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin çelik ve alüminyum tarifeleri yalnızca Kanada'yı değil, Meksika, Avrupa Birliği ve Asya'daki birçok ülkeyi de olumsuz etkiliyor. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) verilerine göre, ABD'nin çelik ithalatının yaklaşık yüzde 25'i Kanada'dan karşılanıyor. Kanada, ABD'nin en büyük çelik tedarikçisi konumunda. Uzmanlar, tarifelerin Kuzey Amerika'daki tedarik zincirlerini bozabileceği ve otomotiv, inşaat gibi sektörlerde maliyetleri artırabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, Kanada'nın misillemesi, ABD'nin diğer ticaret ortaklarına da cesaret verebilir. Avrupa Birliği, benzer bir adım atmaya hazırlandığını açıklamıştı. Çin ise ABD'ye karşı DTÖ'de dava açmayı planlıyor.
Trump yönetimi, tarifelerin ulusal güvenlik gerekçesiyle alındığını savunuyor. Ancak birçok ekonomist, bu gerekçeyi sorguluyor ve tarifelerin aslında seçim stratejisi olduğunu öne sürüyor. 2024 başkanlık seçimlerine giden süreçte Trump, seçmen tabanına "Amerikan işçisini koruma" mesajı veriyor. Öte yandan, Kanada'nın misillemesi, iki ülke arasındaki serbest ticaret anlaşması USMCA'yı da zorluyor. Anlaşmanın ihlal edilip edilmediği tartışma konusu. Carney, "USMCA çerçevesinde haklarımızı sonuna kadar savunacağız" dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Kanada ticaret savaşı, küresel ticaretin giderek korumacı bir yöne evrildiğini gösteriyor. Bu gelişme, Türkiye gibi ihracat odaklı ekonomiler için hem risk hem de fırsat barındırıyor. Risk, küresel ticaretin daralması ve DTÖ kurallarının aşınması; fırsat ise ABD pazarında Kanada ürünlerine uygulanan tarifeler nedeniyle Türk çelik ve alüminyum ihracatçılarının rekabet avantajı elde edebilmesi. Ancak Türkiye'nin de ABD'nin çelik tarifelerinden muaf olmadığını hatırlatmak gerekir. Türkiye, ABD'nin 2018'de uyguladığı çelik tarifelerine karşı misilleme yapmış ve halen bazı ürünlerde ek vergiler mevcut. Bu nedenle Ankara, ticaret savaşlarının tırmanmasından endişe duyuyor. Ayrıca, Kanada'nın misilleme kararı, NATO içindeki dayanışmayı da zayıflatabilir; zira iki müttefik arasındaki ekonomik çatışma, ittifakın birlik mesajını gölgeliyor. Türkiye, hem ABD hem de Kanada ile ilişkilerini dengede tutmaya çalışırken, olası bir küresel ticaret savaşında arabulucu rolü üstlenebilir.