California ve Demokrat Parti'nin yönetimindeki diğer eyaletler, ABD Posta Servisi'nin (USPS) posta yoluyla kullanılan oylara ilişkin ülke çapında yeni kurallar getirmesini engellemek için bu hafta yeniden federal mahkemeye başvurdu. Dava, 2024 seçimlerine giden süreçte posta oylarının güvenilirliği ve erişilebilirliği konusundaki gerilimi artırıyor. Eyaletler, USPS'in yeni düzenlemelerinin seçmenleri mağdur edeceğini ve posta hizmetlerindeki gecikmelerin oyların zamanında sayılmamasına yol açabileceğini savunuyor.
Davanın Arka Planı ve Yeni Kurallar
USPS, geçtiğimiz aylarda posta oylarının işlenmesi ve teslimiyle ilgili maliyetleri düşürmek ve verimliliği artırmak gerekçesiyle bir dizi değişiklik duyurmuştu. Bu değişiklikler arasında, posta merkezlerinin konsolide edilmesi, bazı bölgelerde teslimat sürelerinin uzatılması ve oy pusulalarının taşınması için yeni prosedürler yer alıyor. Demokrat eyaletler, bu kuralların özellikle kırsal ve düşük gelirli bölgelerde yaşayan seçmenlerin oy kullanma hakkını kısıtlayacağını belirtiyor.
California Başsavcısı Rob Bonta, davanın açılmasının ardından yaptığı yazılı açıklamada, "Posta Servisi'nin keyfi kural değişiklikleri, Amerikalıların en temel demokratik hakkını gasp etmeye yöneliktir. Seçmenlerin oylarının zamanında ulaşmasını garanti altına almak için elimizden geleni yapacağız" dedi. Davaya California'nın yanı sıra New York, Illinois, Pennsylvania, Michigan ve Wisconsin gibi eyaletler de katıldı. Bu eyaletlerin çoğu, 2020 seçimlerinde posta oylarının yoğun kullanıldığı ve sonuçların yakın olduğu yerler olarak biliniyor.
USPS yetkilileri ise suçlamaları reddediyor. Posta Servisi Sözcüsü, yeni kuralların seçim postalarını etkilemeyeceğini, aksine posta hizmetlerinin daha güvenilir hale getirilmesinin amaçlandığını söyledi. Ancak eyaletler, USPS'in geçmişte benzer vaatlerde bulunup uygulamada sorunlar yaşandığını hatırlatıyor. 2020 seçimleri öncesinde de posta kutularının kaldırılması ve otomatik ayıklama makinelerinin sökülmesi büyük tartışma yaratmış, o dönemde de çok sayıda dava açılmıştı.
Seçim Güvenliği ve Demokratik Süreç Tartışması
Bu dava, ABD'de posta oyları üzerinden yürütülen siyasi mücadelenin son halkası. Cumhuriyetçiler genel olarak posta oylarının dolandırıcılığa açık olduğunu savunurken, Demokratlar posta oylarının özellikle pandemi döneminde milyonlarca seçmenin oy kullanmasını sağladığını ve güvenli olduğunu vurguluyor. Bağımsız seçim uzmanları, posta oylarında yaygın bir sahtekârlık kanıtı bulunmadığını belirtiyor.
Davanın açıldığı mahkeme, daha önceki benzer başvurularda olduğu gibi, USPS'in yeni kurallarını askıya alabilir veya değiştirilmesini talep edebilir. Hukukçular, davanın seçim takvimini etkileyebileceğini, çünkü bazı eyaletlerde posta oylarının gönderilmesi için son tarihlerin yaklaştığını belirtiyor. Özellikle askeri personel ve yurt dışında yaşayan Amerikalılar için posta oyları kritik önem taşıyor.
USPS'in mali sıkıntıları da arka planda önemli bir faktör. Posta Servisi, yıllardır artan maliyetler ve azalan gelirlerle boğuşuyor. Kongre'den ek fon talepleri ise siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle sonuçsuz kalıyor. Bu durum, posta hizmetlerinin kalitesini düşürürken, seçim dönemlerinde posta oylarına olan güveni de sarsıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki posta oyları tartışması doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel demokrasi standartları ve seçim güvenliği açısından önemli bir gösterge. Türkiye, ABD ile stratejik ilişkilerini sürdürürken, Amerikan iç siyasetindeki kutuplaşmanın dış politika kararlarına yansımasını yakından izliyor. Posta oylarına yönelik davalar, ABD'nin seçim sistemi konusundaki belirsizliklerin süreceğini gösteriyor. Bu durum, Türkiye'nin Washington ile yürüttüğü diplomatik ve ticari müzakerelerde istikrar arayışını zorlaştırabilir. Ayrıca, ABD'de seçim sonuçlarına yönelik olası itirazlar, küresel piyasalarda dalgalanma yaratabilir ve Türkiye ekonomisini dolaylı yoldan etkileyebilir.