Manchester, İngiltere – 19 Haziran. İşçi Partisi'nin yükselen yıldızı Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham, 2020 yılında Muhafazakâr hükümete karşı verdiği pandemi mücadelesiyle İngiltere'nin kuzeyinde adeta bir kahraman haline gelmişti. Burnham, hükümetin Greater Manchester'a yetersiz tazminatla katı COVID-19 kısıtlamaları dayatmak istemesine karşı çıkarak hem bölge halkının gönlünü kazandı hem de ulusal siyasetteki itibarını tazeledi. Ancak şimdi, partisinin bir sonraki genel seçimde iktidara gelmesi halinde Başbakan olmasına kesin gözüyle bakılan Burnham'ın, 'Kuzeyin Kralı' olarak bilinen bölgeci ve popülist taktiklerini bir kenara bırakması gerekeceği yorumları yapılıyor.
Pandemi döneminde yükselen yıldız
Burnham, COVID-19 salgınının ilk dalgasında hükümetin merkeziyetçi yaklaşımına karşı çıkarak kuzey İngiltere'nin sesi olmayı başardı. Özellikle Ekim 2020'de, Başbakan Boris Johnson'ın Greater Manchester'a en yüksek seviyede kısıtlama getirme planına karşı durdu ve bölge için ek mali destek talep etti. Hükümetin 60 milyon sterlinlik teklifini reddeden Burnham, sonunda 22 milyon sterlin ek kaynak koparmayı başardı. Bu tavrı, onu sadece Manchester'da değil, hükümetin politikalarından rahatsız olan diğer kuzey bölgelerinde de popüler hale getirdi. The Guardian'a göre, Burnham'ın çıkışları İşçi Partisi içindeki sol kanadı ve sendikaları memnun ederken, parti merkezinde bazı yetkililer bu tavrın 'bölücü' olduğu eleştirisini yaptı.
Ancak Burnham'ın bu çıkışları, 2010'dan bu yana kaybettiği ulusal profilini yeniden kazanmasını sağladı. 2015 genel seçimlerinde İşçi Partisi liderliğine aday olan ancak Jeremy Corbyn'e yenilen Burnham, 2017'de Greater Manchester belediye başkanı seçildi. O tarihten bu yana bölgesel bir lider olarak etkinliğini artırdı. The Times'a göre Burnham, 2024 seçimlerinde İşçi Partisi'nin iktidara gelmesi halinde, Başbakan olma yolunda en güçlü adaylardan biri olarak görülüyor. Ancak ulusal liderlik, bölgesel çıkarları bir kenara bırakmayı gerektirebilir.
Bölgesel liderlikten ulusal sahneye geçiş
Uzmanlar, Burnham'ın Başbakan olması durumunda 'Kuzeyin Kralı' taktiklerini sürdüremeyeceğini, çünkü ulusal bir liderin tüm ülkeyi kucaklaması gerektiğini belirtiyor. Politik analist John Curtice, BBC'ye yaptığı açıklamada, “Burnham'ın gücü kuzeydeki desteğinden geliyor. Ancak Başbakan olduğunda, bölgesel çıkarları değil, ulusal çıkarları gözetmek zorunda. Bu, onun için zor bir dönüşüm olabilir” dedi. Ayrıca Burnham'ın İşçi Partisi içinde merkez sol bir çizgi izlediği, ancak parti lideri Keir Starmer'ın daha merkezci politikalarıyla çelişebileceği yorumları yapılıyor. Starmer, partiyi Corbyn döneminin aşırı sol politikalarından uzaklaştırarak tekrar iktidar hedefine yönlendirmeye çalışıyor. Burnham'ın bu denklemin neresinde duracağı, İşçi Partisi'nin seçim stratejisi açısından kilit önemde.
Bu süreçte Burnham'ın hükümetle çatışmayı seven bir tarzı olduğu ve bunun ulusal siyasette riskli olabileceği belirtiliyor. Örneğin, 2022'de hükümetin demiryolu grevlerine müdahalesini eleştiren Burnham, grevcilere destek vererek sendikaların desteğini almıştı. Ancak Başbakan olarak böyle bir tavır, ekonomiyi ve kamu hizmetlerini etkileyebileceği için eleştiri konusu olabilir. Politico'nun haberine göre, Burnham'ın popülist söylemleri, muhafazakâr medya tarafından 'bölücü' olarak nitelendirilirken, bazı İşçi Partililer de bu tarzın merkez seçmeni kaçırabileceği endişesini taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, İngiltere ile yakın ticari ve diplomatik ilişkileri bulunan Türkiye açısından önem taşıyor. Burnham'ın Başbakan olması halinde, Brexit sonrası Birleşik Krallık'ın dış politikasında daha bölgesel ve kuzey odaklı bir yaklaşım benimsenebilir. Bu, Türkiye-İngiltere ilişkilerinde ticaret anlaşmaları ve savunma işbirliği gibi alanlarda bir değişikliğe yol açmayabilir; ancak Burnham'ın işçi hakları ve kamu yatırımlarına verdiği önem, ortak projelerde farklı öncelikler doğurabilir. Ayrıca İngiltere'nin iç siyasetindeki bu hareketlilik, küresel güç dengeleri açısından izlenmeye değer.