İngiltere'de ana muhalefetteki İşçi Partisi'nin önde gelen isimlerinden ve Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham, ülkesinin Avrupa Birliği'ne (AB) yeniden katılma yolunda 'sonuna kadar' gidebileceğini ifade etti. Burnham, BBC'ye yaptığı açıklamada, mevcut Brexit düzenlemesinin 'yarardan çok zarar' getirdiğini vurgulayarak, hükümetin AB ile ilişkileri yeniden gözden geçirmesi gerektiğini belirtti. Bu açıklama, İngiltere'nin 2020'de AB'den ayrılmasının ardından ülke içinde artan ekonomik ve siyasi tartışmaların bir yansıması olarak dikkat çekiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Andy Burnham, İşçi Partisi'nin 2024 genel seçimlerinde iktidara gelmesi halinde Brexit sonrası düzenlemeleri yeniden müzakere etme sözü veren kesimler arasında yer alıyor. Burnham, "Hükümetin bakabileceği seçenekler arasında AB'ye yeniden katılmak da var. Mevcut anlaşma, ekonomimize ve toplumumuza ciddi zararlar verdi. Ticaret engelleri, iş dünyasını zorluyor ve vatandaşlarımızın haklarını kısıtlıyor" dedi. Burnham'ın bu sözleri, İşçi Partisi içindeki AB yanlısı kanadın sesini yükselttiği bir dönemde geldi. Parti lideri Keir Starmer ise daha temkinli bir tutum sergileyerek, tekrar katılmanın 'kırmızı çizgi' olmadığını ancak önceliklerinin farklı olduğunu belirtmişti.
İngiltere, 2016'daki referandumun ardından 31 Ocak 2020'de resmen AB'den ayrıldı. Geçiş dönemi 31 Aralık 2020'de sona erdi. O tarihten bu yana, ticaret anlaşmazlıkları, Kuzey İrlanda protokolü ve balıkçılık gibi konularda sorunlar devam ediyor. Ekonomik veriler, Brexit'in İngiliz ekonomisine yıllık %4'e varan bir kayıp yaşattığını gösteriyor. Burnham, bu tabloya dikkat çekerek, "Yeniden katılmak radikal bir adım gibi görünebilir ama mevcut durum sürdürülemez" ifadelerini kullandı.
Burnham'ın açıklamaları, ana akım medyada geniş yankı buldu. Muhafazakâr Parti sözcüleri, Burnham'ı 'halkın iradesini hiçe saymakla' suçladı. Brexit yanlıları ise yeniden katılmanın İngiltere'nin egemenliğini zedeleyeceğini savunuyor. Öte yandan, anketler son yıllarda İngiliz halkının AB'ye yeniden katılma yönünde hafif bir eğilim gösterdiğini ortaya koyuyor. YouGov'un son anketine göre, katılımcıların %52'si yeniden katılmayı desteklerken, %48'i karşı çıkıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İngiltere'nin AB ile ilişkileri, sadece iki tarafı değil, tüm Avrupa'yı ve transatlantik düzeni etkiliyor. Brexit sonrası dönemde AB, İngiltere'ye karşı daha mesafeli bir politika izlerken, İngiltere de 'Küresel Britanya' vizyonuyla ABD, Asya ve Commonwealth ülkeleriyle ticaret anlaşmalarına yöneldi. Ancak bu stratejinin beklenen sonuçları vermediği, İngiltere'nin uluslararası ticaretteki payının azaldığı görülüyor.
AB tarafında ise yeniden katılma konusunda resmi bir müzakere süreci bulunmuyor. AB yetkilileri, İngiltere'nin katılım koşullarını yeniden müzakere etmeye sıcak bakmadıklarını, mevcut üyelik çerçevesinin değişmeyeceğini belirtiyor. Ancak Burnham gibi isimlerin sesinin yükselmesi, gelecekte ilişkilerin daha da yakınlaşabileceği sinyalini veriyor. Özellikle genç nesil arasında AB üyeliğine destek yüksek. Bu durum, uzun vadede İngiltere'nin AB ile ilişkilerini derinleştirebileceği yorumlarına yol açıyor.
Küresel ölçekte, İngiltere'nin AB'ye dönüşü, ABD-AB-İngiltere üçlüsü arasındaki dengeleri de etkileyebilir. Rusya-Ukrayna savaşı ve Çin'in yükselişi gibi jeopolitik gelişmeler, Batı'nın birliğini daha da önemli kılıyor. İngiltere'nin AB'ye yakınlaşması, Batı bloğunun ortak hareket etme kapasitesini artırabilir. Ancak bu sürecin kolay olmayacağı, siyasi ve ekonomik engellerin aşılması gerektiği açık.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin AB'ye yeniden katılma tartışmaları, Türkiye'nin AB üyelik süreci açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, 1999'dan bu yana AB'ye aday ülke statüsünde olsa da müzakereler fiilen durmuş durumda. İngiltere'nin geri dönüşü, AB'nin genişleme politikalarını ve Birliğin geleceğini yeniden gündeme getirebilir. Eğer İngiltere gibi önemli bir aktör geri dönerse, AB içindeki dengeler değişebilir ve Türkiye'ye yönelik tutum da etkilenebilir. Ayrıca, İngiltere ile Türkiye arasındaki ticaret ve savunma iş birliği, İngiltere'nin AB'ye yakınlaşmasıyla yeni bir boyut kazanabilir. Türk dış politikası açısından, bu gelişme yakından izlenmeli ve olası senaryolara göre stratejiler geliştirilmeli.