Brezilya, dünyanın en büyük sığır eti ihracatçısı olarak küresel pazardaki tartışmasız liderliğini sürdürürken, Avrupa Birliği'nin (AB) son yıllarda sıkılaştırdığı çevre ve gıda güvenliği standartları, bu ticaretin geleceğini tehdit eden bir çıkmaza dönüşüyor. Özellikle büyüme hormonu kullanan hayvanların AB sınırlarına girişine yönelik yeni kısıtlamalar, Brezilyalı besi çiftçilerinin ve et işleme tesislerinin en büyük ihracat pazarlarından birine erişimini zorlaştırıyor. Sektör temsilcileri, AB'nin bu yeni düzenlemelerinin, Brezilya'nın 2023'te 25 milyar doları aşan toplam et ihracatının yaklaşık yüzde 10'unu oluşturan Avrupa pazarında ciddi kayıplara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Gelişmenin Arka Planı: Ticaret ve Standartlar Çatışıyor
Brezilya, son on yılda Asya ve Orta Doğu pazarlarına yaptığı agresif hamlelerle sığır eti ihracatında ABD ve Avustralya'yı geride bırakarak zirveye yerleşti. Ancak bu büyümenin merkezinde, düşük maliyetli üretim ve geniş mera alanları yatıyor. Brezilya'da sığırların büyük bölümü, hızla kilo almalarını sağlayan ve AB tarafından yasaklanmış büyüme hormonlarıyla besleniyor. AB, 2003'ten bu yana hormonlu sığır etine uyguladığı ithalat yasağını, 2025 itibarıyla daha da katılaştırarak, çiftlikten çatala tüm üretim zincirinin izlenebilirliğini zorunlu kılan yeni bir sertifikasyon sistemi devreye aldı.
Yeni kurallar, ithal edilen her sevkiyatın, hayvanın doğumundan kesimine kadar geçen sürede kullanılan tüm ilaç, yem ve veteriner müdahalelerini kayıt altına alan bir dijital pasaporta sahip olmasını şart koşuyor. Brezilya Tarım Bakanlığı yetkilileri, bu sistemin ülkedeki 200 binin üzerindeki kayıtlı çiftliğin tamamına yaygınlaştırılmasının en az üç yıl alacağını ve maliyetlerin küçük üreticiler için karşılanamaz boyutlara ulaştığını dile getiriyor. Bu durum, Brezilya'nın en büyük et işleme şirketleri olan JBS ve Minerva Foods'un AB'ye ihracat tesislerini geçici olarak askıya almasına bile yol açtı.
Öte yandan, AB tarafındaki bu katı tutum yalnızca hormonlarla sınırlı değil. AB, ormansızlaşmayla bağlantılı ürünlerin ithalatını yasaklayan ve 2024 sonunda yürürlüğe giren düzenlemeyle, Brezilya'nın Amazon ve Cerrado bölgelerindeki meralarda yetiştirilen sığırların AB pazarına girişini de fiilen engelliyor. Brezilya hükümeti, bu düzenlemeleri ticarette gizli bir korumacılık olarak nitelendirirken, AB ise iklim hedefleri ve tüketici sağlığını ön planda tuttuğunu savunuyor. Çevre örgütleri ise Brezilya'nın sığır yetiştiriciliğinin dünyadaki orman kaybının yüzde 15'inden sorumlu olduğuna dikkat çekerek AB'yi haklı buluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Latin Amerika'dan Dünya Pazarına Uzanan Etkiler
Brezilya'nın bu zorlukları, yalnızca kendi ekonomisini değil, aynı zamanda Arjantin, Uruguay ve Paraguay gibi bölgesel rakiplerini de etkiliyor. Mercosur ticaret bloğu içinde yer alan bu ülkeler, benzer üretim modellerine sahip oldukları için AB standartları karşısında ortak bir savunma hattı geliştirmeye çalışıyor. Ancak bloğun AB ile imzaladığı ve yıllardır onay bekleyen serbest ticaret anlaşması, bu yeni standartlar nedeniyle daha da karmaşık bir hal alıyor. Brezilyalı diplomatlar, anlaşmanın onaylanması halinde AB pazarına erişimin artacağını, ancak mevcut şartlar altında bunun bir avantajdan çok yükümlülük getireceğini belirtiyor.
Küresel ölçekte ise bu çatışma, gelişmekte olan ülkeler ile gelişmiş ekonomiler arasındaki ticaret kurallarının geleceğine dair önemli bir test niteliği taşıyor. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) nezdinde Brezilya, AB'nin uygulamalarını ayrımcı olmakla suçlayarak resmi bir şikayette bulunmayı değerlendiriyor. Uzmanlar, eğer Brezilya bu davayı kazanırsa, diğer gelişmekte olan ülkelerin de benzer engellerle karşılaştığı tarım ürünleri ticaretinde dengelerin değişebileceğini öngörüyor. Ancak bu sürecin yıllar sürebileceği ve bu süre zarfında Brezilyalı üreticilerin milyarlarca dolarlık kayıp yaşayabileceği ifade ediliyor.
Brezilya şimdiden ihracatını Çin, Suudi Arabistan ve Endonezya gibi AB standartlarını uygulamayan pazarlara kaydırarak bu kayıpları telafi etmeye çalışıyor. Örneğin Çin, Brezilya sığır etinin en büyük alıcısı konumunda ve 2024'te toplam ihracatın yüzde 60'ından fazlasını emdi. Ancak bu durum, Brezilya'yı tek bir pazara bağımlı hale getirerek riskleri de artırıyor. Uzmanlar, uzun vadede Brezilya'nın üretim sistemini modernize etmesi ve AB standartlarına uyum sağlaması gerektiğini, aksi takdirde küresel liderliğini sürdüremeyeceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, kırmızı et ihtiyacının bir bölümünü ithalatla karşılayan bir ülke olarak Brezilya'daki bu gelişmeleri yakından izliyor. Brezilya, Türkiye'nin canlı hayvan ve sığır eti ithalatında önemli bir tedarikçi konumunda. AB standartları nedeniyle Brezilya'nın Avrupa pazarındaki payının azalması, Türkiye'ye daha uygun fiyatlarla ürün sunma fırsatı yaratabilir. Ancak Türkiye'nin kendi gıda güvenliği standartları ile AB normları arasında sıkışan ticaret politikası, bu tür krizlere karşı kırılganlığını artırıyor. Türk et ithalatçıları, Brezilya'daki bu belirsizliğin fiyat dalgalanmalarına yol açabileceğini ve bu nedenle tedarik zincirlerini çeşitlendirmeleri gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde bu düzenlemelerin dolaylı etkileri görülebilir; zira AB, Türkiye'den yaptığı tarım ithalatında da benzer sertifikasyon taleplerini gündeme getirebilir.