Brezilya Amazonu'ndaki Yanomami halkının yaşadığı bölgede, on yıl önce başlayan yasadışı altın madenciliği akını, sıtma vakalarında patlamaya neden oldu. Yale Çevre Okulu'ndan araştırmacıların yaptığı yeni bir çalışma, yasadışı madencilik faaliyetleri ile Yanomami toplulukları arasında sıtma oranlarının zirve yaptığı dönemler arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu kanıtladı. Araştırmaya göre, 2010-2020 yılları arasında madencilik bölgelerine yakın köylerde sıtma vakaları yüzde 500 oranında artarken, diğer bölgelerde bu artış yüzde 50'de kaldı.
Altın Madenciliğinin Yayılması ve Sıtma İlişkisi
Araştırma, yasadışı altın arayıcılarının ormanı keserek açtıkları çukurlar ve göletlerin, sıtma taşıyan sivrisinekler için ideal üreme alanları yarattığını ortaya koyuyor. 2009 yılında başlayan bu istilalar, 2010'ların ortalarında hızlanarak Yanomomi topraklarının yüzde 10'unu etkiler hale geldi. Uydu görüntüleri ve saha verilerini birleştiren araştırmacılar, madencilik bölgelerine 5 kilometre mesafedeki köylerde sıtma riskinin 3 kat daha fazla olduğunu tespit etti. Ayrıca, madencilerin beraberinde getirdiği cıva kirliliği de bölgedeki ekosistemi ve yerel halkın sağlığını tehdit ediyor.
Yanomami halkı, Brezilya'nın en büyük yerli gruplarından biri olarak yaklaşık 27 bin kişiden oluşuyor ve toprakları Roraima ve Amazonas eyaletlerine yayılıyor. 1992'de oluşturulan Yanomami Yerli Bölgesi, yasal olarak koruma altında olmasına rağmen, yasadışı madenciler tarafından sürekli işgal ediliyor. Brezilya hükümetinin zaman zaman düzenlediği operasyonlar yetersiz kalırken, madencilerin sayısı 20 bine ulaşmış durumda.
Küresel Boyut ve İklimsel Etkiler
Bu durum sadece Brezilya'yı değil, tüm Amazon bölgesini etkiliyor. Yasadışı madencilik, ormansızlaşmayı hızlandırarak iklim değişikliğine katkıda bulunuyor ve biyolojik çeşitliliği yok ediyor. Ayrıca sıtma, yalnızca Yanomami'leri değil, madenciler ve çevre köylerdeki diğer toplulukları da tehdit ediyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Brezilya'da 2020 yılında 145 bin sıtma vakası görülürken, bunların büyük kısmı Amazon bölgesinde yoğunlaştı. Uzmanlar, yasadışı madencilikle mücadele edilmezse, sıtma vakalarının daha da artacağı ve yerli halkın sağlık sisteminin çökeceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Amazon havzasına doğrudan sınır komşusu olmasa da, bu gelişmenin küresel iklim politikaları ve yeşil dönüşüm süreci açısından önemli yansımaları var. Yasadışı madencilik kaynaklı ormansızlaşma, karbon emisyonlarını artırarak iklim değişikliğini hızlandırıyor; bu da Türkiye'nin de taraf olduğu Paris İklim Anlaşması hedeflerini zorlaştırıyor. Ayrıca, Brezilya ile benzer sorunlarla karşı karşıya olan Türkiye, yasadışı madencilikle mücadelede deneyim paylaşımı yapabilir. Türkiye'nin sıtma gibi iklimle bağlantılı hastalıklarla mücadele kapasitesini artırması, olası salgınlara karşı hazırlıklı olmasını sağlayacaktır.