Brent petrolün varil fiyatı, Ortadoğu'da İsrail ile İran arasında tırmanan askeri gerginliklerin etkisiyle 100 dolar sınırına dayandı. Küresel piyasalar, özellikle İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehditleri ve İsrail'in olası misillemeleri karşısında tedirgin. 18 Mart itibarıyla Brent petrol 97,8 dolardan işlem görürken, analistler çatışmanın boyutuna bağlı olarak fiyatların 105-110 dolar aralığına çıkabileceğini öngörüyor. Bu yükseliş, sadece enerji piyasalarında değil, küresel enflasyon ve büyüme beklentilerinde de önemli bir risk faktörü olarak değerlendiriliyor.
Gerginliğin arka planı ve petrol piyasalarına yansımaları
Son haftalarda İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki operasyonlarına İran destekli Hizbullah'ın Kuzey İsrail'e yönelik saldırıları eklenince bölgesel çatışma yeni bir boyut kazandı. İran'ın 1 Nisan'da Şam'daki konsolosluk binasına düzenlenen saldırıya misilleme olarak İsrail'e 300'den fazla insansız hava aracı ve füze fırlatması, tarafları doğrudan karşı karşıya getirdi. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), bu gelişmelerin ardından küresel petrol arzının günlük 1,5 milyon varil azalabileceği uyarısında bulundu. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi büyük üreticiler, arz güvenliğini sağlamak için üretim kapasitelerini artırsa da, piyasalardaki belirsizlik fiyatları yukarı itiyor.
ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) verilerine göre, dünya ham petrol üretiminin yaklaşık %20'si Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. İran'ın bu su yolunu kapatma tehdidi, küresel arzın %5'ine tekabül eden bir kesintinin yaşanabileceği anlamına geliyor. Uzmanlar, böyle bir senaryoda Brent petrolün kısa vadede 120 doları bulabileceğini belirtiyor.
Küresel ve bölgesel boyut: Piyasalardan diplomasiye geniş yankılar
Petrol fiyatlarındaki bu sıçrama, sadece enerji şirketlerini değil, merkez bankalarını da harekete geçirdi. ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB), enflasyonla mücadelede faiz indirim planlarını ertelemek zorunda kalabilir. Japonya ve Güney Kore gibi enerji ithalatçısı ülkelerde ise cari açık endişeleri artıyor. Öte yandan, Rusya ve Suudi Arabistan gibi büyük petrol üreticileri, yüksek fiyatlardan kâr ederken, ABD ve Avrupa ekonomileri üzerindeki baskı derinleşiyor. Birleşmiş Milletler, tarafları itidal çağrısında bulunurken, Mısır ve Katar arabuluculuk çabalarını yoğunlaştırdı. Ancak İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin durması, diplomatik çözüm umutlarını zayıflatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, petrol ihtiyacının yaklaşık %90'ını ithal eden bir ülke olarak Brent petrolün 100 dolara dayanmasından doğrudan etkileniyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artış, enflasyonu yeniden yükseltebilir ve cari açığı büyütebilir. Bununla birlikte, İran ve İsrail'le dengeli ilişkiler sürdürmeye çalışan Türkiye, bölgesel istikrarsızlığın güvenlik risklerine karşı tedbirli olmalı. Rusya-Ukrayna savaşında oynadığı arabulucu rolüne benzer şekilde, İran-İsrail gerginliğinde de diplomatik girişimlerde bulunması, hem enerji maliyetlerini kontrol altında tutmak hem de küresel konumunu güçlendirmek açısından stratejik önem taşıyor.