İngiltere'nin kuzeybatısındaki Bolton şehrinde, bir imamın evine molotofkokteyli atılması ve aynı gece bir camide şüpheli bir düzenek bulunması, İslamofobi ve nefret suçlarına ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Greater Manchester Polisi, olayların birbiriyle bağlantılı olabileceğini belirterek soruşturma başlattı. Saldırıda ölen ya da yaralanan olmazken, bölgedeki Müslüman toplum tedirginlik içinde.
Gelişmenin arka planı
Olaylar, 23 Eylül 2024'ü 24 Eylül'e bağlayan gece yaşandı. Bolton'daki bir camide görevli imamın evine, gece saatlerinde kimliği belirsiz kişilerce molotofkokteyli atıldı. Yangın kısa sürede söndürülürken, evde hasar oluştu. Aynı gece, kent merkezindeki bir caminin bahçesinde şüpheli bir düzenek bulundu. Polis ekipleri çevrede güvenlik şeridi oluşturarak düzeneği kontrollü şekilde imha etti.
Greater Manchester Polisi'nden yapılan açıklamada, her iki olayın da kasıtlı ve planlı olduğu, soruşturmanın nefret suçu kapsamında yürütüldüğü belirtildi. Polis, henüz herhangi bir gözaltı olmadığını ancak görgü tanıklarının ifadelerine başvurulduğunu duyurdu. Bölgedeki güvenlik önlemleri artırılırken, Müslüman toplum liderleri, bu tür saldırıların kabul edilemez olduğunu ve faillerin bir an önce yakalanması gerektiğini vurguladı.
Bolton, yaklaşık 280 bin nüfuslu bir sanayi kenti ve önemli bir Müslüman nüfusa ev sahipliği yapıyor. Kentteki Müslümanlar, son yıllarda artan İslamofobi ve ayrımcılıktan şikayetçi. 2023'te yayınlanan bir rapora göre, İngiltere'de Müslümanlara yönelik nefret suçları son beş yılda yüzde 50 artış gösterdi.
Bölgesel ve küresel boyut
Olaylar, İngiltere genelinde artan İslamofobi ve yabancı düşmanlığı tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Müslüman Konseyi (MCB), saldırıyı kınayarak hükümete nefret suçlarıyla daha etkin mücadele çağrısı yaptı. Başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada, hükümetin olayı yakından takip ettiği ve toplumlar arası uyumun korunması için çalıştığı belirtildi. Ancak sivil toplum kuruluşları, söylemlerin eyleme dönüştüğü bu tür saldırıların önlenmesi için daha somut adımlar atılması gerektiğini savunuyor.
Benzer saldırılar, Avrupa genelinde de artış eğiliminde. Fransa, Almanya ve İsveç gibi ülkelerde son yıllarda camilere yönelik saldırılar rapor edilmişti. Uzmanlar, Orta Doğu'daki çatışmaların, özellikle Gazze savaşının, Avrupa'da antisemitizm ve İslamofobiyi tetiklediğini belirtiyor. Bolton saldırısının da bu bağlamda değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Avrupa'daki İslam karşıtı nefret suçlarını yakından izlemektedir. Bu tür olaylar, Türk kökenli vatandaşların da yaşadığı İngiltere’de toplumsal huzuru tehdit ederken, aynı zamanda Türkiye’nin dini özgürlükler konusundaki hassasiyetini yansıtmaktadır. Dolaylı olsa da, bu saldırı Türkiye-İngiltere ilişkilerinde İslamofobiyle mücadele gündemini öne çıkarabilir. Ayrıca, Avrupa genelinde artan aşırı sağın, Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde güvenlik ve uyum başlıklarını etkileme potansiyeli bulunmaktadır.