Bolivya Meclisi, haftalardır süren hükümet karşıtı gösterilerde yolları kapatan protestoculara karşı ordunun kullanılmasına olanak tanıyan bir yasayı kabul etti. Yeni yasa, Devlet Başkanı Luis Arce’ye, ülke genelinde devam eden ve ekonomik faaliyetleri felç eden yol kesintilerini kaldırmak için askeri birlikleri konuşlandırma yetkisi veriyor. Gösteriler, özellikle doğal gaz ve lityum rezervlerinin bulunduğu bölgelerde yoğunlaşırken, hükümet güç kullanımını meşrulaştırmak için yasal zemin oluşturdu. Yasanın kabulü, muhalefet ve insan hakları örgütlerinin sert tepkisine yol açtı.
Gelişmenin arka planı
Bolivya'da Aralık 2024'ten bu yana devam eden gösteriler, hükümetin yakıt sübvansiyonlarını kaldırma ve dolar sıkıntısına çözüm bulma konusundaki yetersizliğine karşı düzenleniyor. Protestocular, özellikle kırsal kesimde ve madencilik bölgelerinde yolları kapatarak hükümete baskı yapıyor. Başkent La Paz ve Santa Cruz gibi büyük şehirlerde tedarik zincirleri aksadı, gıda ve yakıt fiyatları yükseldi.
Yeni yasa, geçen hafta Senato'da kabul edildikten sonra Meclis'te de onaylandı. Arce yönetimi, yasayı sosyal ve ekonomik düzenin sağlanması için gerekli olarak nitelendiriyor. Ancak eleştirmenler, bu adımın askeri müdahale riskini artırdığını ve 2019'daki siyasi krizde ordu kullanımının yol açtığı sorunları hatırlattığını belirtiyor.
Bolivya'da 2019'da dönemin Devlet Başkanı Evo Morales'in istifasını takip eden olaylarda ordu, protestoculara karşı sert önlemler almış ve bu durum uluslararası tepki çekmişti. Şimdi benzer bir tablonun oluşmasından endişe ediliyor. İnsan hakları örgütleri, yasanın uygulanması halinde sivillerin zarar görebileceğine dikkat çekiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bolivya, dünyanın en büyük lityum rezervlerine sahip ülkelerinden biri olarak küresel enerji dönüşümünde kilit bir rol oynuyor. Ülkedeki istikrarsızlık, lityum madenciliği yatırımlarını olumsuz etkileyebilir. Çin ve ABD merkezli şirketler bölgede yatırım anlaşmaları yapmış durumda. Ayrıca, doğal gaz ihracatı da Bolivya ekonomisi için hayati önem taşıyor; Brezilya ve Arjantin’e yapılan gaz sevkiyatları protestolardan etkilenmiş durumda.
Bölgesel düzeyde, Bolivya krizi Latin Amerika'daki siyasi kırılganlığa işaret ediyor. Şili, Peru ve Arjantin'de de benzer ekonomik sıkıntılar yaşanıyor. Sol eğilimli Arce hükümeti, kendisini destekleyen sendikalar ve yerli gruplarla yeni bir çatışma eksenine girmiş durumda. Bu durum, kıtada otoriter eğilimlerin yükseldiği bir dönemde demokratik kurumların sınırlarını test ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bolivya'daki bu gelişme, Türkiye'nin Latin Amerika'ya yönelik dış politikası bağlamında dolaylı ama önemli bir etkiye sahiptir. Türkiye, Bolivya ile ticaret ve madencilik alanında iş birliği potansiyeli taşımaktadır. Özellikle lityum ve doğal gaz gibi stratejik kaynakların bulunduğu bölgedeki istikrarsızlık, Türk şirketlerinin yatırım kararlarını etkileyebilir. Ayrıca, Bolivya'daki siyasi kriz, küresel lityum fiyatlarında dalgalanmaya yol açarak Türkiye'nin enerji depolama ve elektrikli araç bataryası üretiminde dışa bağımlılığını artırabilir. Türkiye'nin, benzer kaynak zengini ülkelerde yatırım yaparken siyasi riskleri dikkate alması gerekmektedir.