Moldova'da 2030 yılına kadar Avrupa Birliği'ne tam üyelik hedefi doğrultusunda yeni bir siyasi dönem başladı. Siyasette tanınmayan bir isim olan Vasile Tofan, ülkenin başbakanlık koltuğuna oturdu. Tofan, özellikle yolsuzlukla mücadele ve hukukun üstünlüğü alanlarında köklü reformları hayata geçirmekle görevlendirildi. Moldova'nın AB rotası, ülkenin Doğu ile Batı arasındaki hassas dengesinde yeni bir sayfa açıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu, AB yanlısı çizgisiyle bilinen eski Başbakan Natalia Gavrilița'nın istifasının ardından Vasile Tofan'ı atadı. Tofan, daha önce herhangi bir siyasi görev üstlenmemiş olmasına rağmen, bağımsız bir reformcu olarak tanınıyor. Sandu'nun partisi Eylem ve Dayanışma Partisi (PAS), parlamentodaki çoğunluğunu koruyor. Yeni başbakanın öncelikleri arasında yargı reformu, enerji bağımsızlığı ve AB müktesebatına uyum yer alıyor. Moldova, Şubat 2022'de Ukrayna ile birlikte AB'ye aday ülke statüsü almıştı.
Moldova, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığı nedeniyle artan güvenlik tehditleriyle karşı karşıya. Özellikle Transdinyester bölgesindeki Rus askeri varlığı, ülkenin egemenliği açısından endişe yaratıyor. Tofan hükümeti, NATO ile işbirliğini artırmayı ve savunma harcamalarını yükseltmeyi planlıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Moldova'nın AB üyelik süreci, Doğu Avrupa'daki jeopolitik mücadelelerin bir parçası haline geldi. Rusya, Moldova'yı kendi etki alanında tutmak için enerji silahını ve propaganda araçlarını kullanıyor. Öte yandan AB, Moldova'ya 2025 yılına kadar 600 milyon avroya yakın mali yardım taahhüt etti. Fransa ve Romanya başta olmak üzere bazı AB üyeleri, Moldova'nın üyeliğine güçlü destek veriyor. Ancak Macaristan gibi ülkeler, hukukun üstünlüğü endişeleriyle süreci yavaşlatabilir.
Ukrayna savaşı, Moldova'nın stratejik önemini artırdı. Ülke, Rus enerjisine olan bağımlılığını azaltmak için Romanya üzerinden gaz alımına başladı. Moldova ayrıca AB'nin ortak savunma politikasına daha yakınlaşmayı hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Moldova'nın AB üyeliği yönündeki kararlı adımları, Türkiye'nin Doğu Avrupa'daki çıkarları açısından önemli. Türkiye, Moldova ile ikili ticaret hacmini artırma potansiyeli taşıyor; özellikle tarım ve tekstil sektörlerinde işbirliği fırsatları mevcut. Ayrıca Moldova'nın NATO ile yakınlaşması, Karadeniz güvenlik mimarisine olumlu katkı sağlayabilir. Ancak Türkiye'nin Rusya ile dengeli ilişkileri göz önüne alındığında, Moldova'nın batı yönelimli politikası Ankara'yı zorlayıcı bir denge oyununa itebilir. Yine de Moldova'nın istikrarı, bölgesel istikrar açısından Türkiye'nin de yararınadır.