Pakistan, bir zamanlar Donald Trump'ın yeniden ABD başkanı seçilmesinden duyduğu derin endişeyi geride bırakarak, Washington ile Tahran arasında kritik bir diplomatik köprü haline geldi. Ancak ülkedeki ciddi siyasi ve ekonomik istikrarsızlık, bu yeni kazanımları tehdit ediyor. İslamabad yönetimi, bölgesel bir kriz noktası olmaktan çıkıp uluslararası arabuluculuk yapan bir aktöre dönüşme hedefiyle dış politikasında köklü bir dönüşüme imza atıyor.
Trump'tan Arabuluculuğa: Dış Politikada Dönüşüm
Pakistan'ın dış politika yapıcıları, Trump'ın yeniden başkan seçilmesi halinde bölgedeki gerilimlerin artacağından ve ülkenin Afganistan'daki istikrarsızlıkla birlikte Hindistan'la sınır gerginliklerinin tırmanacağından endişeleniyordu. Ancak Trump sonrası dönemde, Başkan Joe Biden yönetimiyle ilişkileri onarma girişimleri beklenmedik bir fırsat doğurdu. Pakistan, ABD ile İran arasında gayriresmi mesaj taşıyıcı rolü üstlenerek, nükleer müzakereler ve bölgesel güvenlik konularında kendini vazgeçilmez kılmaya çalışıyor.
Pakistan Dışişleri Bakanı Bilawal Butto Zerdari, son haftalarda hem Washington hem de Tahran'a ziyaretler gerçekleştirerek bu arabuluculuk çabalarını somutlaştırdı. İslamabad'ın hedefi, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının hafifletilmesi ve nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması için bir zemin oluşturmak. Ancak iç cephede yaşanan sorunlar, bu diplomatik atılımın sürdürülebilirliğini sorgulatıyor.
İç İstikrarsızlık Dış Politikayı Tehdit Ediyor
Pakistan, eski Başbakan İmran Han'ın 2022'de güvensizlik oyuyla düşürülmesinin ardından derin bir siyasi krizle boğuşuyor. Han'ın kitlesel protestoları, ekonomi yönetimindeki başarısızlıklar ve döviz rezervlerindeki erime, dış politikadaki kazanımların sürdürülebilirliğini tehlikeye atıyor. Uzmanlar, İslamabad'ın dış politikadaki yeni rolünü pekiştirebilmesi için öncelikle iç istikrarı sağlaması gerektiğini vurguluyor.
Bölgesel boyutta ise Pakistan'ın Hindistan ve Afganistan'la ilişkileri hâlâ gergin. Keşmir sorunu ve terörle mücadele konularındaki anlaşmazlıklar, Pakistan'ın ABD-İran arabuluculuğunda kazandığı diplomatik güvenilirliği zedeleyebilir. Ayrıca, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölgesel aktörlerin İran politikaları, Pakistan'ın manevra alanını kısıtlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan'ın ABD-İran geriliminde arabulucu rolü üstlenmesi, Türkiye için hem fırsat hem de rekabet alanı doğuruyor. Ankara, uzun süredir benzer bir arabuluculuk rolü üstlenmeye çalışırken, Pakistan'ın bu konuda öne çıkması Türkiye'nin bölgesel nüfuzunu dengede tutmasını gerektiriyor. Öte yandan, Pakistan'ın istikrarsızlığı, Afganistan ve Orta Asya'daki bölgesel dengeleri etkileyebilir. Türkiye, Pakistan ile olan güçlü ikili ilişkilerini ve askeri iş birliğini kullanarak bu dönüşümden fayda sağlayabilir. Özellikle enerji koridorları ve ticaret yollarının güvenliği açısından istikrarlı bir Pakistan, Türkiye'nin Asya'ya açılım stratejisi için kilit öneme sahip.