Kuzey Nijerya'da Boko Haram ve silahlı grupların çocuk kaçırma eylemleri yeniden tırmanışa geçti. 5 yaşında örgüt tarafından kaçırılan ve yıllar süren esaretin ardından kurtarılan bir kadın, 'Çocuklarımız her gün aynı ölümcül tehditle karşı karşıya' diyerek yaşanan insani krize dikkat çekiyor. Bölge, on yılı aşkın süredir Boko Haram ve ondan ayrılan IŞİD yanlısı grupların şiddetli çatışmalarına sahne oluyor. Son olarak, Trump yönetiminin Nijerya'da IŞİD hedeflerine yönelik hava saldırıları, sivillerin güvenliğini daha da kırılgan hale getirdi. Bağımsız gözlemciler, 2023'te çocuk kaçırma vakalarında yüzde 40 artış kaydedildiğini bildiriyor.
Artan Kaçırma Dalgası ve Esaretin İzleri
Nijerya ordusu ve yerel yetkililer, 2025 yılının ilk aylarında sadece Borno eyaletinde 300'den fazla çocuğun kaçırıldığını doğruladı. Bu sayı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 60'lık bir artışa işaret ediyor. The Independent gazetesinin kıdemli muhabiri Bel Trew, bölgede görüştüğü kaçırılma mağdurlarının travmatik deneyimlerini aktarıyor. Trew, 'Birçok çocuk yıllarca ormanda silahlı grupların elinde rehin tutuldu, kız çocukları cinsel sömürüye maruz kaldı' ifadelerini kullanıyor. Boko Haram, 2014 yılında Chibok kasabasında 276 kız öğrenciyi kaçırmış, bu olay uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. Ancak Trew'a göre o günden bu yana kaçırma vakaları azalmak bir yana, daha sistematik ve yaygın hale geldi. Özellikle kuzeydoğudaki kamplarda yaşayan yerinden edilmiş ailelerin çocukları hedef alınıyor. Birçok aile, fidye ödeyemedikleri için çocuklarını geri alamıyor; kurtarılan çocuklarsa ağır psikolojik travmalarla hayata tutunmaya çalışıyor.
Trump'ın Hava Saldırıları ve Bölgesel Güvenlik
Donald Trump yönetiminin Nijerya'daki IŞİD ve Boko Haram hedeflerine yönelik hava saldırıları, örgütlerin operasyonel kapasitesini zayıflatma amacı taşısa da sivillerin güvenliğini daha da karmaşık hale getirdi. Saldırılarda çok sayıda militan etkisiz hale getirilirken, sivil kayıpların da yaşandığı rapor ediliyor. Nijerya hükümeti, ABD'nin desteğini memnuniyetle karşılasa da insan hakları örgütleri, hava saldırılarının orantısız güç kullanımına yol açtığını eleştiriyor. Bölgede faaliyet gösteren silahlı gruplar, saldırıları bahane ederek intikam eylemlerini artırdı. Özellikle Boko Haram'ın yeni nesil militanları, çocuk kaçırma ve intihar saldırılarını daha sık kullanmaya başladı. Uzmanlar, ABD'nin askeri müdahalesinin terörle mücadelede kalıcı bir çözüm sunmadığını, aksine bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirdiğini belirtiyor. Nijerya ordusu, kara operasyonlarıyla kontrolü sağlamaya çalışsa da geniş ormanlık alanlar ve sınır ötesi geçişler nedeniyle grupların tamamen etkisiz hale getirilmesi mümkün görünmüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nijerya'daki çocuk kaçırma krizi ve ABD hava saldırıları, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Sahel bölgesindeki terörle mücadele stratejisi açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, Nijerya ile savunma sanayii alanında iş birliğini geliştirirken (Bayraktar TB2 SİHA'ların Nijerya tarafından kullanımı gibi), bölgedeki insani krizlere de dikkat etmek durumunda. Kaçırma olaylarının artması, Türkiye'nin İslam İşbirliği Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler bünyesinde yürüttüğü insani yardım faaliyetlerinin etkinliğini sorgulatabilir. Ayrıca, ABD'nin tek taraflı askeri müdahalelerinin Türkiye'nin egemen devletlerin toprak bütünlüğü ilkesiyle çeliştiği; Ankara'nın bu tür operasyonlara mesafeli durması gerektiği yorumları yapılıyor. Nijerya'daki kriz, Türkiye'nin Afrika'da yumuşak güç politikalarını güçlendirme çabalarına zarar vermemeli; aksine Türkiye, kriz bölgelerinde arabuluculuk ve insani diplomasi rolünü artırabilir.