ABD İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin, ülkede geçici koruma statüsü (TPS) ile bulunan göçmenlere yönelik sert bir mesaj vererek, ya kalıcı oturum statüsü almaları ya da ülkeyi terk etmeleri gerektiğini söyledi. Mullin'in bu açıklaması, ABD Yüksek Mahkemesi'nin 350 binden fazla kişinin TPS statüsünü iptal eden tartışmalı kararının hemen ardından geldi. Bakan, kararın uygulanmasıyla ilgili olarak göçmenleri uyarırken, yasal yolları kullanarak statülerini düzenlemeleri çağrısında bulundu.
TPS statüsü iptali ve yankıları
Yüksek Mahkeme'nin TPS statüsünü iptal kararı, özellikle Orta Amerika ülkelerinden gelen göçmenleri etkiliyor. Karar, Honduras, El Salvador, Nikaragua, Nepal, Sudan ve Haiti gibi ülkelerden gelen yüz binlerce kişinin yasal statüsünü kaybetmesine yol açtı. TPS, doğal afet veya silahlı çatışma gibi nedenlerle ülkelerine güvenli dönüş yapamayan göçmenlere geçici olarak verilen bir statü. Ancak Yüksek Mahkeme, bu statünün süresiz olarak uzatılamayacağına hükmetti. İç Güvenlik Bakanı Mullin, kararın ardından yaptığı açıklamada, "TPS geçici bir korumadır, kalıcı bir çözüm değildir. Bu statüde olanlar ya yasal yollarla kalıcı statü almalı ya da ülkeyi terk etmelidir" dedi.
Karar, göçmen hakları savunucuları ve Demokrat Parti temsilcileri tarafından sert bir şekilde eleştirildi. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Bu karar, on binlerce aileyi parçalayacak ve insanları güvensiz koşullara sürükleyecek" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Cumhuriyetçi Parti ve muhafazakar gruplar kararı desteklerken, yasal göçün teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı.
Küresel boyut ve ABD göç politikası
Bu gelişme, ABD'nin genel göç politikasındaki sertleşmeyi de gözler önüne seriyor. Başkan Donald Trump döneminde başlatılan sıkı göç politikaları, Biden yönetiminde de kısmen devam ediyor. TPS statüsünün iptali, özellikle Latin Amerika ülkelerinden gelen göçmenler üzerinde büyük bir etki yaratacak. Uzmanlar, bu kararın bölgedeki göç hareketlerini artırabileceğini ve insan kaçakçılığı gibi yasa dışı faaliyetleri körükleyebileceğini belirtiyor. Ayrıca, kararın ABD'nin uluslararası insan hakları yükümlülükleriyle çeliştiği yönünde eleştiriler de mevcut. Birleşmiş Milletler Mülteci Ajansı (UNHCR), konuyla ilgili endişelerini dile getirirken, ABD'yi koruma ihtiyacındaki kişilere yönelik sorumluluklarını hatırlattı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, benzer bir koruma statüsü olan Geçici Koruma Statüsü'nü Suriyeli mülteciler için uzun süredir uygulamaktadır. ABD'deki bu gelişme, Türkiye'nin de göç politikalarını yeniden değerlendirmesi gerektiğini hatırlatmaktadır. Her ne kadar ABD ve Türkiye'nin göçmen profilleri farklı olsa da, geçici koruma statülerinin kalıcı hale gelmesi sorunu her iki ülkede de benzer tartışmalara yol açmaktadır. Türkiye, Suriyelilerin gönüllü geri dönüşü için çalışmalar yürütmekle birlikte, ABD'deki bu kararın uluslararası kamuoyunda mülteci haklarına yönelik etkilerini yakından izlemelidir. Ayrıca, ABD'nin bu tutumu, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yürüttüğü göç müzakerelerinde elini güçlendirebilir veya zayıflatabilir.