Boeing, ABD Donanması'nın gelecek nesil taşıyıcı savaş uçağı F/A-XX'i geliştirmek üzere 20 milyar doları aşan bir sözleşme kazandı. Pentagon'un Salı günü yaptığı açıklamaya göre, anlaşma tam ölçekli geliştirme aşamasını kapsıyor ve birden fazla test uçağının tedarikini içeriyor. Bu karar, Donanmanın taşıyıcı hava kanadının geleceği konusunda on yıllardır süren kararsızlığı sona erdiriyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Donanması, mevcut F/A-18E/F Super Hornet ve EA-18G Growler uçaklarının yerini alacak yeni bir platform arayışındaydı. F/A-XX programı, 2030'lu yıllarda hizmete girmesi planlanan, gelişmiş hava üstünlüğü, uzun menzilli saldırı ve elektronik harp yeteneklerine sahip bir uçak olarak tasarlandı. Program, özellikle Çin ve Rusya'nın gelişmiş hava savunma sistemleri karşısında Donanmanın hava gücünü korumasını amaçlıyor.
Boeing'in kazanması, şirketin askeri uçak üretimindeki konumunu güçlendiriyor. Son yıllarda ticari uçak krizleri ve savunma projelerindeki gecikmelerle gündeme gelen Boeing için bu sözleşme önemli bir moral kaynağı. Ancak şirketin, özellikle KC-46 tanker uçağı ve T-7A eğitim uçağı programlarındaki sorunları göz önüne alındığında, F/A-XX'te aynı hataları tekrarlamaması kritik olacak.
Sözleşmenin değeri, geliştirme aşaması için 20 milyar doların üzerinde. Bu tutar, test uçaklarının üretimi, aviyonik sistemler, motor geliştirme ve entegrasyon çalışmalarını kapsıyor. Donanma, önümüzdeki yıllarda ek siparişlerle toplam maliyetin daha da artabileceğini belirtiyor. Programın toplam ömrü boyunca 100 milyar doları aşabileceği tahmin ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
F/A-XX, ABD'nin Hint-Pasifik bölgesindeki güç projeksiyonunu doğrudan etkileyecek. Çin'in artan deniz gücü ve anti-erişim/alan engelleme (A2/AD) kabiliyetleri karşısında, Donanmanın uçak gemilerinden kalkan uçaklarının menzili ve hayatta kalabilirliği büyük önem taşıyor. Yeni uçak, muhtemelen insansız sistemlerle birlikte çalışacak ve ağ merkezli harp yetenekleriyle donatılacak.
Diğer yandan, ABD Hava Kuvvetleri'nin NGAD (Next Generation Air Dominance) programı ile rekabet halinde. İki program arasındaki kaynak paylaşımı ve teknoloji transferi, savunma bütçesi üzerinde baskı oluşturabilir. Kongre'deki bazı isimler, iki ayrı programın maliyet etkinliğini sorguluyor. Ancak Donanma, kendine özgü gereksinimler nedeniyle ayrı bir uçağın şart olduğunu savunuyor.
Uluslararası alanda ise, F/A-XX'in müttefiklere satışı gündeme gelebilir. Japonya, Avustralya ve Güney Kore gibi ülkeler, yeni nesil savaş uçağı arayışında. Ancak ABD'nin en gelişmiş teknolojileri ihraç etme konusundaki isteksizliği, bu olasılığı sınırlayabilir. Yine de program, Batı bloğunun hava gücünde önemli bir dönüm noktası olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin yeni nesil taşıyıcı uçağı F/A-XX programı, Türkiye'nin savunma sanayi ve dış politikası açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, kendi milli muharip uçağı KAAN'ı geliştirirken, ABD'nin bu devasa projeye ayırdığı kaynak, küresel savunma teknolojilerindeki rekabeti artıracak. Ayrıca, ABD'nin F-35 programındaki Türkiye'yi dışlama politikası hatırlandığında, yeni bir savaş uçağı programında Türkiye'nin yer alması şimdilik olası görünmüyor. Ancak Türkiye, savunma sanayiinde bağımsızlığını güçlendirerek bu tür programlardan etkilenmemeye çalışıyor. Bölgesel denge açısından, ABD'nin hava gücünü yenilemesi, NATO içindeki teknoloji uçurumunu derinleştirebilir; Türkiye'nin bu açığı kapatmak için yerli projelere hız vermesi bekleniyor.