ABD Donanması'nın en büyük uçak gemilerinden USS George H.W. Bush (CVN-77), 188 günlük kesintisiz deniz görevinin ardından Tayland'ın Phuket kentine ulaşarak ilk liman iznini kullandı. Bu gelişme, İran'a yönelik operasyonları destekleyen tek uçak gemisi olarak USS George Washington'ı (CVN-73) bıraktı. ABD'nin küresel güç projeksiyonunda kritik bir boşluk oluştu.
Gelişmenin Arka Planı
USS George H.W. Bush, 1 Nisan 2026'da Norfolk'tan ayrılarak Orta Doğu'ya yönelik konuşlandırılmıştı. 188 gün boyunca Akdeniz, Kızıldeniz ve Umman Körfezi'nde devriye görevleri yürüten gemi, özellikle İran'a yönelik yaptırımların uygulanması ve Hürmüz Boğazı'ndaki serbest seyrüsefer operasyonlarına katıldı. Gemi mürettebatı, uzun süreli görev nedeniyle moral ve bakım sorunlarıyla karşılaştı. Phuket'e yanaşan gemi, bir haftalık liman ziyaretinin ardından San Diego'daki üssüne dönmek üzere yola çıkacak.
ABD Donanması'nın uçak gemisi konuşlandırma döngüsü normalde 6-7 ay sürer. Ancak son yıllarda artan operasyonel talep, bu süreleri uzattı. USS George H.W. Bush'ın 188 günü, Soğuk Savaş sonrası dönemde en uzun konuşlandırmalardan biri olarak kayıtlara geçti. Gemi, bu süre zarfında 12.000'den fazla uçak sortisi gerçekleştirdi ve çok sayıda istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) görevine katıldı.
USS George Washington ise halihazırda Basra Körfezi'nde konuşlu. Geminin bakım ve mürettebat yorgunluğu nedeniyle yakın zamanda rotasyona girmesi bekleniyor. ABD'nin bölgedeki diğer deniz unsurları arasında destroyerler ve amfibi hücum gemileri bulunsa da, uçak gemisinin sağladığı hava üstünlüğü ve stratejik caydırıcılık kapasitesi başka bir platformla ikame edilemiyor. Uzmanlar, tek geminin İran'a yönelik olası bir krizde yetersiz kalabileceği uyarısında bulunuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'nin uçak gemisi varlığındaki bu geçici azalma, özellikle Çin ve Rusya'nın deniz faaliyetlerini artırdığı bir dönemde dikkat çekiyor. Çin Donanması, Güney Çin Denizi'nde ve Hint Okyanusu'nda daha aktif hale gelirken, Rusya da Akdeniz'deki deniz tatbikatlarını yoğunlaştırdı. ABD'nin tek uçak gemisiyle bölgede kalması, müttefikler arasında güvenlik endişelerine yol açabilir. Özellikle İsrail, Suudi Arabistan ve BAE gibi ülkeler, İran'a karşı caydırıcılığın zayıflamasından endişe duyuyor.
Öte yandan, ABD Donanması'nın yeni nesil uçak gemisi USS Gerald R. Ford (CVN-78) ve mürettebat eğitimindeki sorunlar, filonun hazırlık seviyesini olumsuz etkiliyor. Kongre'ye sunulan raporlara göre, uçak gemisi filosunun yarısı bakımda veya eğitimde. Bu durum, ABD'nin aynı anda iki büyük bölgesel krize müdahale kapasitesini sorgulatıyor.
Uzmanlar, ABD'nin uçak gemisi açığını kapatmak için müttefiklerinin gemilerinden faydalanmayı veya daha fazla destroyer konuşlandırmayı düşünebileceğini belirtiyor. Ancak bu seçenekler, uçak gemisinin sağladığı esnekliği ve vurucu gücü tam olarak karşılayamaz. İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki provokasyonları ve nükleer programındaki ilerleme göz önüne alındığında, ABD'nin bölgedeki askeri varlığı kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD uçak gemisi varlığındaki azalma, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki güvenlik dengelerini doğrudan etkileyebilir. Türkiye, İran ile komşu olup, bölgedeki istikrarsızlıktan en çok etkilenecek ülkelerden biri. ABD'nin caydırıcılığının zayıflaması, İran'ın bölgesel yayılmacılığını artırabilir ve Türkiye'nin güney sınırlarında risk oluşturabilir. Ayrıca, Türkiye'nin NATO içindeki konumu ve ABD ile savunma işbirliği (F-16 modernizasyonu, F-35 krizi) bu tür gelişmelerden etkilenebilir. Türkiye, kendi deniz kuvvetlerini güçlendirme ve bölgesel inisiyatif alma yönünde adımlar atabilir.