Dünya liderleri bu hafta New York'ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için bir araya gelirken, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in toplantıya katılmaması ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in zirveyi atlayıp doğrudan Beyaz Saray'a gitmesi dikkat çekiyor. Küresel yönetişimin merkezi olan BM platformu, bu yıl önemli aktörlerin yokluğunda gölgede kalıyor.
Zirvenin Arka Planı: Kimler Var, Kimler Yok?
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, her yıl Eylül ayında New York'ta dünya liderlerini bir araya getiriyor. Bu yılki toplantıda ABD Başkanı Joe Biden, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer gibi isimlerin konuşma yapması bekleniyor. Ancak Almanya'dan Başbakan Friedrich Merz'in katılmaması, Berlin'in BM sahnesindeki varlığına dair soru işaretleri yaratıyor. Merz'in yokluğu, Almanya'nın iç siyasi gündemi veya farklı bir diplomatik öncelik belirlemesiyle ilişkilendiriliyor.
Öte yandan Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in BM Genel Kurulu'nu tamamen atlayarak doğrudan Washington'a, Beyaz Saray'a gitmesi, Pekin'in ikili kanalları çok taraflı platformlara tercih ettiğini gösteriyor. Xi'nin ABD ziyareti, iki büyük güç arasındaki ticaret, teknoloji ve güvenlik konularında kritik görüşmelere işaret ediyor. Bu durum, BM'nin küresel sorunların çözümündeki etkinliğinin sorgulanmasına yol açıyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut: BM'nin Etkinliği Tartışılıyor
BM Genel Kurulu, iklim değişikliği, ekonomik eşitsizlik, bölgesel çatışmalar ve salgın sonrası toparlanma gibi konularda işbirliği için önemli bir platform olsa da, büyük güçlerin lider düzeyinde katılmaması kurumun meşruiyetini ve karar alma gücünü zayıflatıyor. Özellikle ABD-Çin rekabetinin gölgesinde, BM'nin etkili bir arabuluculuk yapması zorlaşıyor.
Almanya'nın yokluğu, Avrupa Birliği'nin ortak bir ses çıkarma çabalarına da gölge düşürebilir. Avrupa, Ukrayna savaşı, enerji güvenliği ve göç konularında BM'de koordineli bir duruş sergilemek istiyor ancak önemli bir üyenin liderini göndermemesi, bu birliği sarsabilir. Çin'in ise BM yerine ikili diplomasiyi seçmesi, küresel yönetişimdeki güç kaymasının bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Uzmanlar, BM'nin reforme edilmesi gerektiğini, aksi takdirde büyük güçlerin kendi çıkarları için daha az kapsayıcı platformlar oluşturacağını belirtiyor. Xi'nin Beyaz Saray ziyareti, ABD ile Çin arasında ticaret anlaşmazlıkları, Tayvan, Güney Çin Denizi ve yapay zeka gibi konularda kritik müzakerelerin habercisi. Bu ikili görüşmeler, BM çatısı altında yapılacak çok taraflı tartışmalardan daha belirleyici olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BM Genel Kurulu'ndaki lider katılımındaki eksiklikler, Türkiye'nin çok taraflı diplomasi stratejisini doğrudan etkiliyor. Türkiye, BM platformunu aktif kullanarak bölgesel ve küresel konularda sesini duyurmaya çalışıyor. Ancak büyük güçlerin lider düzeyinde katılmaması, BM'nin karar alma mekanizmalarını zayıflatabilir ve Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zorlaştırabilir. ABD-Çin arasındaki ikili görüşmeler, küresel ticaret ve güvenlik dengelerini etkileyerek Türkiye'nin ekonomik ve güvenlik çıkarlarını dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye, bu tür platformlarda aktif kalarak çok kutuplu dünyada konumunu güçlendirmeye çalışmalı.