Birleşmiş Milletler, Yemen'de şiddetin tırmanması durumunda 230 binden fazla kişinin daha evlerini terk etmek zorunda kalabileceği uyarısında bulundu. BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) tarafından yapılan açıklamaya göre, ülke genelinde artan çatışmalar sivil nüfus üzerinde yıkıcı bir baskı oluşturuyor. Yemen, dünyanın en kötü insani krizlerinden birini yaşıyor ve nüfusun büyük bölümü insani yardıma muhtaç durumda.
İnsani Durumun Arka Planı
Yemen'de 2014 yılından bu yana devam eden çatışmalar, ülkeyi ekonomik ve sosyal açıdan çöküşün eşiğine getirdi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun İran destekli Husi isyancılara karşı yürüttüğü operasyonlar, altyapıyı büyük ölçüde tahrip etti. BM verilerine göre, çatışmalar başladığından bu yana 4 milyondan fazla kişi yerinden edildi. Ülke nüfusunun yüzde 80'i insani yardıma bağımlı hale geldi.
OCHA'nın son raporu, özellikle Marib, Hudeyde ve Taiz gibi cephe hattı illerinde yoğunlaşan çatışmaların sivil kayıpları artırdığını ve kitlesel göç dalgalarını tetiklediğini ortaya koyuyor. Yardım kuruluşları, artan ihtiyaçlara rağmen finansman yetersizliği nedeniyle operasyonlarını daraltmak zorunda kalıyor. Dünya Gıda Programı (WFP), yetersiz fon nedeniyle Yemen'e yapılan gıda yardımını azaltmak zorunda kaldığını açıklamıştı.
Ülkede kolera salgını, yetersiz beslenme ve temiz suya erişim sorunu gibi sorunlar da had safhada. BM, 2024 yılı için Yemen'e yönelik insani yardım çağrısında 4,3 milyar dolar talep etmiş, ancak şu ana kadar bunun yalnızca küçük bir kısmı karşılanabildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Yemen krizi, Orta Doğu'nun jeopolitik dengeleri açısından da kritik bir önem taşıyor. Ülke, Suudi Arabistan ile İran arasındaki vekalet savaşının merkezlerinden biri haline gelmiş durumda. Husi saldırıları, Kızıldeniz'deki ticari gemilere yönelik tehditler nedeniyle küresel deniz ticaretini de olumsuz etkiliyor. Son aylarda Husi güçlerinin İsrail bağlantılı gemilere yönelik saldırıları, bölgesel gerilimi daha da artırdı ve uluslararası nakliye şirketlerini rotalarını değiştirmeye zorladı.
BM Güvenlik Konseyi, Yemen'deki insani krize ilişkin çözüm arayışlarını sürdürüyor ancak kalıcı bir ateşkes sağlanamadı. 2022'de ilan edilen ateşkes büyük ölçüde çökmüş durumda ve taraflar arasındaki müzakereler sonuçsuz kaldı. Uluslararası toplum, Yemen'de siyasi bir çözüm için diplomatik çabaları yoğunlaştırmaya çağırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki insani krizi yakından takip ediyor ve bölgesel istikrarsızlığın Kızıldeniz ile Aden Körfezi'ndeki güvenlik dengelerini etkilediğini görüyor. Türk dış politikası, Yemen'de siyasi çözüm ve ateşkes çağrılarını desteklerken, insani yardım konusunda da aktif rol alıyor. Krizin uzaması, bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirerek Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret yolları üzerinde risk oluşturuyor. Ayrıca, Yemen'den kaynaklanan göç dalgaları ve radikal grupların varlığı, Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırıyor. Bu nedenle Türkiye, Yemen'de kalıcı barış için uluslararası çabaları desteklemeyi sürdürüyor.