Birleşmiş Milletler'in (BM) yayımladığı son rapora göre, küresel yardım bütçelerinde yapılan kesintiler nedeniyle bir milyon kadın ve kız çocuğu hayati destek hizmetlerine erişimini kaybetti. Raporda, özellikle gelişmekte olan ülkelerde kadın sağlığı, eğitim ve şiddet mağdurlarına yönelik koruma programlarının ciddi şekilde daraltıldığı veya tamamen durdurulduğu belirtiliyor. BM Kadın Birimi tarafından hazırlanan belge, kesintilerin en çok Asya ve Afrika kıtalarındaki kırılgan toplulukları etkilediğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, bu durumun on yıllardır elde edilen toplumsal cinsiyet eşitliği kazanımlarını tersine çevirebileceği uyarısında bulunuyor.
Kesintilerin Boyutları ve Etkileri
BM verilerine göre, 2023 yılında küresel insani yardım bütçeleri bir önceki yıla kıyasla yüzde 20 oranında azaldı. Bu kesintilerden en fazla etkilenen alanların başında kadın sağlığı hizmetleri geliyor. Doğum öncesi ve sonrası bakım, aile planlaması hizmetleri ve cinsel sağlık eğitim programları, bütçe kısıtlamaları nedeniyle ya kapatıldı ya da kapasiteleri büyük ölçüde düştü. Raporda ayrıca, kadın sığınma evleri ve kriz merkezlerinin yüzde 30'unun finansman yetersizliği nedeniyle kapanma riskiyle karşı karşıya olduğu ifade ediliyor.
BM raporu, bu kesintilerin özellikle çatışma bölgelerinde yaşayan kadınları daha da kırılgan hale getirdiğini vurguluyor. Afganistan, Yemen ve Suriye gibi ülkelerde, kadınlara yönelik psikososyal destek programları ve hukuki yardım hizmetleri büyük ölçüde durduruldu. Özellikle Afganistan'da Taliban yönetimi altında kadın haklarının kısıtlandığı bir dönemde, BM destekli programların kesilmesi durumu daha da vahim hale getiriyor. Rapor, bu kesintilerle birlikte kadınların yoksulluk, şiddet ve sağlıksız koşullarla baş başa kaldığına dikkat çekiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kesintilerin etkileri sadece Asya ve Afrika ile sınırlı kalmıyor. Latin Amerika ve Orta Doğu'da da benzer sorunlar yaşanıyor. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre, mülteci ve yerinden edilmiş kadınların yüzde 40'ı temel hijyen malzemelerine erişemiyor. Küresel düzeyde kadın örgütleri, yardım bütçelerinin yeniden gözden geçirilmesi ve kadın odaklı programlara daha fazla kaynak ayrılması çağrısında bulunuyor.
Uzmanlar, bu krizin sadece acil insani bir sorun olmadığını, aynı zamanda uzun vadeli kalkınma hedeflerini de tehdit ettiğini belirtiyor. BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nda (SKA) toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için önemli ilerleme kaydedilmişken, bu kesintilerin SKA'ların 2030 hedeflerine ulaşılmasını engelleyebileceği ifade ediliyor. Özellikle eğitim alanında kız çocuklarının okullaşma oranlarının düşmesi ve kadın istihdamının gerilemesi gibi etkiler, nesiller boyu sürecek yoksulluk döngülerine yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
BM'nin yardım kesintileri raporu, Türkiye'nin insani diplomasi ve kalkınma işbirliği stratejileri açısından önemli sinyaller veriyor. Türkiye, özellikle Suriye ve Afrika'da kadın odaklı yardım programları yürüten bir ülke olarak, bu kesintilerin bölgesel istikrarı ve insani krizleri derinleştirebileceğini öngörmeli. Kesintiler nedeniyle Afganistan ve Yemen'de kadınlara yönelik hizmetlerin durması, Türkiye'nin bu ülkelerle olan ticari ve diplomatik ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarının bu alanlardaki desteğinin artırılması ve uluslararası fonlara erişim stratejilerinin güçlendirilmesi gerekebilir.