Birleşmiş Milletler ve Nepal hükümeti, ülkenin son yıllarda yaşadığı en yıkıcı sellerin ardından iklim değişikliğinin yol açtığı tehditlere karşı acil küresel eylem çağrısında bulundu. Yetkililer, iklim krizinin etkilerinin artık kaçınılmaz bir gerçek olduğunu ve özellikle Himalaya bölgesindeki kırılgan ekosistemlerin ve yoğun nüfuslu ovaların bu durumdan orantısız şekilde etkilendiğini vurguluyor. Nepal'de meydana gelen sellerde en az 100 kişinin hayatını kaybettiği, onlarca kişinin kaybolduğu ve binlerce kişinin evsiz kaldığı bildiriliyor.
Felaketin Boyutları ve Acil Yardım Çalışmaları
Geçtiğimiz hafta sonu başlayan şiddetli muson yağmurları, Nepal'in güneyindeki Terai bölgesinde büyük nehirlerin taşmasına ve ani sellere yol açtı. Koshi Nehri'nin setlerinin aşılması sonucu birçok köy sular altında kalırken, başkent Katmandu dahil birçok şehirde toprak kaymaları meydana geldi. Nepal ordusu ve polisi, helikopterler ve lastik botlarla mahsur kalan binlerce kişiyi kurtarmak için seferber oldu. BM ajansları, gıda, temiz su ve sağlık hizmetleri sağlamak için bölgeye acil yardım ekipleri gönderdi.
Seller, altyapıya da büyük zarar verdi; köprüler yıkıldı, yollar ulaşıma kapandı ve binlerce hektar ekili arazi sular altında kaldı. Nepal hükümeti, felaket bölgesinde olağanüstü hal ilan ederken, uluslararası toplumdan yardım çağrısında bulundu. BM Genel Sekreteri António Guterres yaptığı açıklamada, "Nepal halkının yanındayız. Bu tür felaketler, iklim değişikliğinin dünyanın en savunmasız topluluklarını nasıl orantısız şekilde etkilediğinin bir hatırlatıcısıdır" ifadelerini kullandı.
İklim Değişikliği ve Himalaya Bölgesinin Kırılganlığı
Bilim insanları, küresel ısınmanın Himalaya buzullarının erime hızını artırdığını ve bunun da ani sel ve buzul gölü taşkınları riskini yükselttiğini belirtiyor. Nepal, dünyanın en hızlı ısınan bölgelerinden biri olan Hindu Kuş Himalaya bölgesinde yer alıyor. Bu bölgedeki buzulların erimesi, milyonlarca insanın su kaynağını tehdit ederken, aynı zamanda aşağı havzalardaki ülkeler için de ciddi risk oluşturuyor. Nepal Çevre Bakanlığı yetkilileri, ülkenin sera gazı emisyonlarına katkısının yüzde 0,1'den az olmasına rağmen, iklim değişikliğinin etkilerini en şiddetli hisseden ülkelerden biri olduğuna dikkat çekiyor.
BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) kapsamında gelişmekte olan ülkelere sağlanan finansal destek mekanizmalarının yetersiz kaldığını belirten Nepal, gelişmiş ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum fonlarına daha fazla katkı yapması gerektiğini savunuyor. Nepal Başbakanı K.P. Sharma Oli, "Bizler iklim değişikliğinin kurbanlarıyız. Bu felaketlerin bedelini biz ödüyoruz, ancak küresel ölçekte adil bir iklim finansmanı mekanizması oluşturulmazsa bu durum daha da kötüleşecek" dedi.
Öte yandan, sellerin ardından bölgede su kaynaklı hastalık salgınları riski de artmış durumda. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), temiz su kaynaklarının kirlenmesi nedeniyle kolera ve tifo gibi hastalıklara karşı uyarılarda bulunarak, bölgeye sağlık ekipleri ve ilaç yardımı gönderdi. Nepal'de sağlık altyapısının kırılganlığı, doğal afetlerin ardından ikincil felaketlerin yaşanmaması için uluslararası desteğin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Nepal'deki sel felaketi ve BM'nin iklim uyarısı, Türkiye açısından dolaylı ancak önemli sonuçlar doğurabilecek bir gelişmedir. Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel çabalara katılan ve gelişmekte olan ülkelere teknik yardım sağlayan bir ülke olarak, Nepal'e yönelik insani yardım çağrılarına yanıt verebilir. Ayrıca, Türkiye'nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzası, iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgeler arasında gösteriliyor. Bu durum, Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum politikalarını hızlandırması ve uluslararası iklim finansmanından adil pay alması gerektiğini ortaya koyuyor. Bölgesel istikrar açısından, iklim kaynaklı göçlerin artması Türkiye'nin de içinde bulunduğu yakın coğrafyada güvenlik risklerini beraberinde getirebilir. Bu nedenle, Nepal'deki felaket, küresel iklim politikalarının önemini bir kez daha hatırlatmaktadır.