Birleşmiş Milletler (BM), Sudan'ın El-Ubeyd kentinde yaşanan insan hakları krizine ilişkin Cuma günü 'kırmızı alarm' verdi. BM İnsan Hakları Ofisi (OHCHR), kentin Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) tarafından kuşatma altında olduğunu ve sivillerin 18 aydır 'kuşatma benzeri koşullara' maruz kaldığını açıkladı. Uzmanlar, RSF'nin kente yönelik büyük çaplı bir saldırı hazırlığında olduğu konusunda uyarıda bulunuyor.
Krizin arka planı ve insani boyut
El-Ubeyd, Sudan'ın orta kesiminde yer alan ve stratejik öneme sahip bir şehir. Nisan 2023'te ordu ile RSF arasında başlayan iç savaştan bu yana kent, sürekli çatışmalara sahne oluyor. Geçtiğimiz haftalarda RSF'nin kente yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı belirtilirken, BM yetkilileri sivillerin elektrik, su ve gıda gibi temel ihtiyaçlara erişiminin neredeyse tamamen kesildiğini rapor etti. OHCHR Sözcüsü Liz Throssell, 'El-Ubeyd'deki siviller kuşatma altında ve insani yardıma acil ihtiyaç duyuyor' ifadelerini kullandı. Ayrıca, kentteki sağlık tesislerinin çalışamaz hale geldiği ve binlerce kişinin yerinden edildiği kaydedildi.
Bölgesel ve küresel boyut
Sudan'daki çatışma, bölgesel istikrarı tehdit etmeye devam ediyor. RSF lideri Muhammed Hamdan Dagalo'nun güçleri, geçtiğimiz aylarda Darfur bölgesinin büyük bölümünü ele geçirirken, ordu güçleri başkent Hartum'da kontrolü sağlamakta zorlanıyor. El-Ubeyd'de olası bir RSF zaferi, ordunun Kordofan bölgesindeki varlığını ciddi şekilde zayıflatabilir. Uluslararası toplum, çatışmanın tırmanması halinde bölgenin daha büyük bir insani felakete sürüklenebileceği konusunda uyarıyor. BM Güvenlik Konseyi'nin bugüne kadar etkili bir müdahalede bulunamaması, tarafları durdurmak için yeterli baskı oluşturulamadığı eleştirilerine neden oluyor. Sudan'daki kriz, aynı zamanda mülteci akınlarıyla çevre ülkeleri de etkiliyor; Çad, Mısır ve Güney Sudan başta olmak üzere komşu ülkelere yüz binlerce kişi sığındı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz havzasındaki stratejik ortaklarından biridir. Türkiye, Hartum'da büyükelçilik ve askeri iş birliği anlaşmaları bulunduruyor. El-Ubeyd'deki kriz, Türkiye'nin bölgedeki ticari ve diplomatik çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, Sudan'daki istikrarsızlık Kızıldeniz güvenliğini tehdit ederek Türkiye'nin deniz ticaret yollarını ve bölgedeki enerji projelerini olumsuz etkileyebilir. Türkiye'nin arabuluculuk girişimleri ve insani yardımları, taraflar arasında diyaloğu teşvik etmekte ancak kalıcı çözüm için uluslararası iş birliğine ihtiyaç duyulmaktadır.