Birleşmiş Milletler (BM), insansız ve yapay zekâ destekli savaş araçlarının, uluslararası hukuku hiçe sayan bir 'vahşet suçu lisansı' haline gelmemesi için acil küresel düzenleme çağrısında bulundu. BM Genel Sekreteri António Guterres ve Kızılhaç yetkilileri, otonom silah sistemlerinin (AWS) insan kontrolü olmadan karar almasının, sivillere yönelik ayrım gözetmeyen saldırılara ve savaş suçlarına zemin hazırladığını vurguluyor. Silah kontrol uzmanları, bu teknolojinin çatışma bölgelerinde geri dönülmez insani felaketlere yol açabileceği konusunda ısrarla uyarıyor. BM Silahsızlanma İşleri Ofisi (UNODA) ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC), devletleri bu silahların geliştirilmesini ve kullanımını kısıtlayan bağlayıcı bir anlaşma için müzakerelere başlamaya çağırıyor.
Otonom silahların yükselişi ve insani tehditler
Otonom silah sistemleri, hedef belirleme ve angajman kararlarını insan müdahalesi olmadan alabilen yapay zekâ tabanlı platformlardır. Bu sistemler arasında kara araçları, denizaltılar, savaş uçakları ve insansız hava araçları (İHA) bulunuyor. Halihazırda birçok ülke, insansız hava araçlarını istihbarat, gözetleme ve hedef tespiti için kullanıyor. Ancak tam otonom modda karar alabilen silahlar henüz yaygın olarak konuşlandırılmış değil. BM'nin son raporu, Libya'daki çatışmalarda KARGU-2 tipi otonom bir dronun hedeflere insan komutu olmadan saldırdığını belgeledi. Uzmanlar, yapay zekânın sivil hedefleri askeri hedeflerden ayırt etme konusunda hata yapabileceğini, bu durumun sivil kayıpları katlanarak artırabileceğini ifade ediyor. ICRC Başkanı Peter Maurer, 'Bir makinenin bir insanın hayatına son verme kararı alması, uluslararası insancıl hukukun temel ilkeleriyle çelişmektedir' dedi.
Küresel bir düzenlemeye doğru
BM bünyesinde uzun süredir devam eden müzakereler, 2022'de Cenevre'deki Belirli Konvansiyonel Silahlar Sözleşmesi (CCW) kapsamında başlatılmıştı. Ancak ABD, Rusya ve Çin gibi büyük güçler, askeri avantajlarını kaybetme endişesiyle kapsamlı bir yasağa karşı çıkıyor. Buna karşılık, Avusturya, Brezilya ve Japonya gibi ülkeler tam bir yasaklama anlaşması için baskı yapıyor. Geçtiğimiz ay 60'tan fazla ülkenin imzaladığı bir deklarasyonda, 'insan kontrolünün mutlak surette gerekli olduğu' vurgulandı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), otonom silahların soykırım ve insanlığa karşı suçlarda kullanılması riskine dikkat çekerek, 'Bu silahlar, savaş suçları için bir katalizör haline gelebilir' uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Otonom silah sistemlerinin küresel ölçekte düzenlenmesi, Türkiye'nin savunma sanayii ve dış politikası için kritik önem taşımaktadır. Türkiye, Bayraktar TB2 ve Akıncı gibi insansız hava araçlarında dünya lideri konumundadır ve bu araçların ihracatından önemli ekonomik kazanç sağlamaktadır. Ancak otonom özelliklerin eklenmesi, uluslararası anlaşmalarla kısıtlanabilir. Türkiye'nin bu alanda uzun vadeli rekabet gücünü koruyabilmesi için, BM müzakerelerine aktif katılım sağlaması ve insan kontrollü sistemleri tercih etmesi stratejik bir gerekliliktir. Ayrıca, bölgesel istikrar açısından, otonom silahların yayılması sınır güvenliği ve terörle mücadele operasyonlarını etkileyebilir.