Birleşmiş Milletler (BM), İsrail ordusunun Lübnan sınırına yakın bölgelerde yoğun kara ve hava hareketliliği gerçekleştirdiğini gözlemledi. BM Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) tarafından yapılan açıklamada, İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) sınır hattında asker ve zırhlı araç yığınaklarını artırdığı, aynı anda keşif uçuşları ve savaş uçaklarının hava sahasında sık sık dolaştığı belirtildi. Gözlemler, son 24 saat içinde sınırın her iki tarafında da olağanüstü bir askeri hareketlilik olduğunu ortaya koyuyor. BM yetkilileri, bu durumun bölgedeki gerginliği daha da tırmandırabileceği konusunda uyarıda bulundu.
Gelişmenin arka planı
İsrail ile Lübnan arasındaki sınır hattı, özellikle Hizbullah'ın varlığı nedeniyle uzun süredir çatışma potansiyeli taşıyan bir bölge. 2006 savaşından bu yana sınırda genel bir sükunet sağlanmış olsa da, son dönemde İsrail'in kuzey sınırında bir dizi askeri tatbikat ve yığınak yaptığına dair raporlar bulunuyor. BM'nin yeni gözlemleri, İsrail'in askeri hazırlıklarını artırdığına işaret ediyor. IDF'nin, Hizbullah'ın güney Lübnan'daki faaliyetlerine karşı bir önleyici operasyon planladığı yönünde spekülasyonlar var. Ancak resmi kaynaklar, hareketliliğin rutin bir tatbikat olduğunu savunsa da, uzmanlar bu ölçekte bir hazırlığın rutin tanımını aştığını belirtiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Bu gelişme, sadece İsrail ve Lübnan arasında değil, tüm Ortadoğu dengelerini etkileyebilecek bir potansiyel taşıyor. İran destekli Hizbullah'ın İsrail'e yönelik herhangi bir çatışmaya dahil olması, bölgesel bir savaşa kapı aralayabilir. Ayrıca ABD'nin İsrail'e verdiği destek ve Rusya'nın Suriye'deki varlığı, krizin küresel boyut kazanmasına neden olabilir. BM Güvenlik Konseyi'nin acil bir toplantı çağrısı yapması beklenirken, Avrupa Birliği de tarafları itidal çağrısında bulundu. Bölgedeki enerji hatları ve ticaret yollarının güvenliği de risk altında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail ve Lübnan arasındaki bu gerginliği yakından takip ediyor. Bölgede bir çatışma, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji faaliyetlerini ve Suriye'deki askeri varlığını doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, Lübnan'daki siyasi kriz zaten kırılgan olan ülke dengesini altüst edebilir ve bu da Türkiye'nin bölgedeki insani yardım ve diplomatik çabalarını zorlaştırabilir. Ankara'nın, hem İsrail'le son dönemde normalleşme adımları hem de Hizbullah'ın Hamas'la ilişkileri göz önünde bulundurarak dengeli bir politika izlemesi gerekiyor.