Birleşmiş Milletler (BM), Hürmüz Boğazı'nda geçtiğimiz hafta bir tankere düzenlenen saldırının ardından durdurulan gemi tahliye çalışmalarını yeniden başlatmak için ilgili ülkelerle görüşmelerini sürdürüyor. BM’nin denizcilik ve taşımacılık ajansı Uluslararası Denizcilik Örgütü’nden (IMO) üst düzey bir yetkili, Cuma günü yaptığı açıklamada, bölgede mahsur kalan yüzlerce gemi ve binlerce denizcinin tahliyesinin bu hafta başında durdurulduğunu ve şimdi yeniden başlatılması için çalışıldığını duyurdu. Yetkili, saldırının ardından güvenlik endişelerinin arttığını ve bu nedenle tahliye operasyonuna ara verildiğini belirtti.
Gelişmenin arka planı
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yolu olarak biliniyor. Bölgede son aylarda artan gerilimler, ticari gemiler için ciddi bir güvenlik riski oluşturuyor. Geçtiğimiz hafta bir tankere yapılan saldırı, tahliye operasyonlarının durdurulmasına neden oldu. Operasyon kapsamında, Kovid-19 pandemisi sırasında gemilerde mahsur kalan ve değişimleri yapılamayan denizcilerin tahliye edilmesi planlanıyordu. Ancak güvenlik durumunun kötüleşmesi, bu süreci askıya aldı. IMO yetkilisi, tahliyelerin güvenli bir şekilde yeniden başlatılması için gerekli önlemlerin alındığını ve yakında bir çözüme ulaşılmasının beklendiğini ifade etti.
Saldırıda herhangi bir can kaybı yaşanmazken, geminin hasar gördüğü ve mürettebatın güvende olduğu bildirildi. Olayın ardından bölgedeki deniz trafiğinde geçici bir yavaşlama yaşandı ancak seyir faaliyetleri kısa sürede normale döndü. BM, özellikle insani yardım malzemesi taşıyan gemilerin güvenli geçişini sağlamak için taraflarla temas halinde olduğunu vurguladı.
Bölgesel ve küresel boyut
Hürmüz Boğazı'nın güvenliği, küresel enerji piyasaları için kritik öneme sahip. Bölgede yaşanabilecek herhangi bir aksama, petrol fiyatlarında ani artışlara yol açabiliyor. Son saldırı, İran ile ABD ve müttefikleri arasındaki gerginliğin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. İran'ın bölgedeki deniz güvenliğini tehdit eden eylemleri, uluslararası toplum tarafından sık sık kınanıyor. BM ve diğer uluslararası kuruluşlar, bölgedeki tüm aktörleri gerilimi düşürmeye ve deniz ticaretinin kesintisiz devamını sağlamaya çağırıyor.
Öte yandan, Kovid-19 pandemisinin etkisiyle denizcilerin yaşadığı insani kriz de bölgesel güvenlikle birleşince daha karmaşık bir hal alıyor. Binlerce denizci, aylardır gemilerinde mahsur kalmış durumda ve bu durum hem fiziksel hem de psikolojik sağlıkları üzerinde ciddi etkiler yaratıyor. IMO, üye ülkeleri denizcilerin seyahat kısıtlamalarından muaf tutulması ve güvenli bir şekilde değişimlerinin yapılması konusunda işbirliğine davet ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Hürmüz Boğazı'ndan geçen deniz ticaretine doğrudan bağımlı olmasa da, bölgedeki istikrarsızlık küresel enerji fiyatları üzerinden Türkiye ekonomisini etkileyebilir. Türkiye, enerji ihtiyacının büyük bölümünü ithal ettiği için petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı hassastır. Ayrıca, Türk bayraklı gemilerin bölgedeki seyir güvenliği, Türkiye'nin deniz ticareti ve denizcilik sektörü açısından önem taşımaktadır. BM'nin tahliye operasyonlarını yeniden başlatma çabası, uluslararası deniz hukuku ve insani yardım ilkeleri çerçevesinde Türkiye tarafından da desteklenmektedir.