Japonya'da tarihi bir ilk yaşanıyor: Kyotanabe kentinin belediye başkanı Shoko Kawata, ülke tarihinde doğum izni kullanan ilk belediye başkanı oldu. Ancak bu karar, özellikle erkeklerden gelen yoğun bir tepkiyle karşılandı. Kawata'nın 1 Eylül'de başlayan sekiz haftalık izni, hem siyasi çevrelerde hem de kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Kadınların iş gücüne katılımında önemli adımlar atan Japonya'da, bu kez tepkilerin odağında bir kadın siyasetçinin annelik hakkını kullanması var.
Doğum izni tartışması ve toplumsal cinsiyet eşitliği
Shoko Kawata, 2022 yılında Kyotanabe belediye başkanı seçildiğinde, şehrin ilk kadın başkanı olarak tarihe geçti. Şimdi ise doğum izni alarak bir ilke daha imza attı. Kawata'nın izni sırasında belediye başkan vekili görev yapacak. Ancak bu durum, bazı kesimlerde rahatsızlık yarattı. Erkeklerin ağırlıklı olduğu muhalif gruplar, Kawata'nın iznini "sorumluluktan kaçış" olarak nitelendirirken, kadın hakları savunucuları bu tepkilerin derin bir toplumsal cinsiyet ayrımcılığını yansıttığını söylüyor. Japonya'da doğum izni yasal olarak tanınmış olsa da, özellikle siyaset gibi erkek egemen alanlarda kullanımı hâlâ alışılmadık bir durum. Kawata'nın kararı, Japon iş kültüründe kadınların karşılaştığı zorlukları bir kez daha gün yüzüne çıkardı.
Küresel bağlamda Japonya'nın durumu
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) verilerine göre, Japonya doğum izni konusunda gelişmiş ülkeler arasında ortalamanın üzerinde bir yasal altyapıya sahip. Ancak iznin fiilen kullanımı düşük seviyelerde kalıyor. Özellikle siyaset ve üst düzey yönetim kademelerinde kadın temsili %15'in altında seyrediyor. Kawata'nın izni, diğer Asya ülkelerinde de benzer tartışmaları tetikleyebilir. Güney Kore ve Tayvan gibi ülkelerde de kadın siyasetçilerin doğum izni kullanması sık rastlanan bir durum değil. Bu yönüyle Kawata'nın kararı, bölgesel bir örnek teşkil ederek kadınların siyasetteki varlığına dair normları sorgulatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de kadın belediye başkanlarının sayısı %3'ün altında olup, siyasette kadın temsili oldukça düşüktür. Japonya'daki bu tartışma, Türkiye'de de kadın siyasetçilerin annelik rollerini üstlenirken karşılaştıkları engellere dikkat çekiyor. Her iki ülkede de doğum iznine yönelik olumsuz algı, kadınların siyasete katılımını caydıran bir faktör olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin kadın istihdamını artırma hedefleri doğrultusunda, bu tür vakalar toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarının önemini vurgulamaktadır. Kawata'nın kararı, Türkiye'deki siyasi partilerin kadın adaylara yönelik destek mekanizmalarını gözden geçirmesi için bir vesile olabilir.