Birleşmiş Milletler Ukrayna İnsan Hakları İzleme Misyonu, Haziran 2024'ün Ukrayna'daki sivil kayıplar açısından son dört yılın en kanlı ayı olduğunu açıkladı. Salı günü yayımlanan rapora göre, Rusya'nın ülke genelinde düzenlediği saldırılarda en az 293 sivil hayatını kaybetti, 1.990 kişi ise yaralandı. Bu rakamlar, savaşın ilk aylarındaki yoğun çatışmaların yaşandığı Nisan 2022'den bu yana görülen en yüksek aylık sivil can kaybı olarak kayıtlara geçti. BM Misyonu, Şubat 2022'de başlayan savaşın başından bu yana 16.431 sivil ölümünü doğrularken, gerçek sayının çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.
Sivillere yönelik saldırılardaki artışın nedenleri
Raporda, Haziran ayındaki sivil kayıplarındaki keskin artışın, özellikle Ukrayna'nın doğu ve güney bölgelerinde yoğunlaşan Rus saldırılarından kaynaklandığı belirtildi. Rus güçlerinin Kharkiv, Donetsk, Luhansk ve Herson bölgelerinde düzenlediği hava saldırıları, topçu atışları ve füze bombardımanları sivil yerleşim yerlerini hedef aldı. BM raporu, sivillerin özellikle konut binaları, okullar, hastaneler ve pazarlar gibi sivil altyapıya yönelik saldırılarda hayatını kaybettiğini vurguladı. Ayrıca, mayın ve patlamamış mühimmat kalıntılarının da sivil ölümlerine katkıda bulunduğu ifade edildi. Ukrayna hükümeti, Rusya'nın savaş suçu işlediğini belirterek uluslararası topluma daha fazla destek çağrısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
Sivil kayıplarındaki bu artış, savaşın Ukrayna halkı üzerindeki yıkıcı etkisini bir kez daha gözler önüne seriyor. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, ateşkes ve barış görüşmelerinin aciliyetini vurgularken, uluslararası toplumun Ukrayna'ya askeri ve insani yardım sağlamaya devam ettiği bir dönemde yaşanıyor. AB ve NATO, Rusya'ya yönelik yaptırımları sıkılaştırırken, Ukrayna'nın hava savunma sistemlerini güçlendirmesi için destek veriyor. Bu saldırılar, enerji altyapısını hedef alan kış saldırılarının ardından gelen bir yaz taarruzu olarak dikkat çekiyor. Savaşın uzaması, küresel gıda ve enerji krizlerini derinleştirirken, Karadeniz tahıl koridoru anlaşmasının geleceği de belirsizliğini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna savaşında hem NATO müttefiki olarak hem de Karadeniz'deki stratejik konumu nedeniyle hassas bir denge politikası yürütüyor. BM'nin bu raporu, savaşın sivil boyutunun ağırlaştığını gösterirken, Ankara'nın arabuluculuk çabalarının yeniden önem kazanmasına yol açabilir. Türkiye, tahıl koridoru anlaşması ve esir takası gibi somut sonuçlar alırken, savaşın uzaması Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırıyor. Özellikle Rusya'nın Ukrayna limanlarına yönelik saldırıları, Türkiye'nin Karadeniz ticaretini ve enerji projelerini doğrudan etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin savunma sanayi ürünleri (Bayraktar TB2 gibi) Ukrayna tarafından kullanılıyor; bu durum Ankara ile Moskova arasında zaman zaman gerginliklere yol açıyor. Sonuç olarak, BM raporu savaşın insani maliyetini bir kez daha hatırlatırken, Türkiye'nin çatışmanın tarafları arasında denge kurma çabasını sürdüreceği anlaşılıyor.