Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını kınayan bir açıklama yayınladı. Karar, Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine düzenlenen ve sivilleri hedef alan balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarını ele alıyor. Konsey, tüm tarafları itidal çağrısı yaparak, saldırıların bölgesel istikrarı tehdit ettiğini vurguladı. Açıklama, Yemen'deki çatışmanın yedi yılı aşkın süredir devam ettiği ve insani krizin derinleştiği bir dönemde geldi. BM yetkilileri, saldırıların Suudi Arabistan'ın ekonomik ve sivil altyapısına zarar verdiğini belirtti.
Gelişmenin Arka Planı
Husiler, 2014 yılından bu yana Yemen'in başkenti Sana'a ve geniş bölgelerini kontrol ediyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, 2015'ten itibaren Yemen hükümetini desteklemek için askeri müdahalede bulunuyor. İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad ve Cidde gibi şehirlerine, ayrıca petrol tesislerine yönelik çok sayıda saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırılar, Suudi Arabistan'ın hava savunma sistemlerini zorlarken, bölgesel güvenlik mimarisini de tehdit ediyor. BM Güvenlik Konseyi'nin kınama kararı, özellikle son aylarda artan saldırılar sonrası geldi. Konsey, Husilerin saldırılarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve sivil kayıplara yol açtığını belirtti. Ayrıca, Yemen'deki insani yardım koridorlarının güvenliği konusunda endişeler dile getirildi.
BM raporlarına göre, Yemen'de 2023 itibarıyla 21 milyondan fazla insan insani yardıma muhtaç durumda. Çatışmalar, ülkedeki gıda güvensizliğini ve salgın hastalıkları artırdı. Güvenlik Konseyi, tüm taraflara uluslararası insani hukuka uyma çağrısı yaptı. Karar, Husilerin saldırılarının yanı sıra koalisyon güçlerinin hava saldırılarını da dolaylı olarak eleştiriyor. Konsey üyeleri, siyasi çözüm için Yemen diyaloğunun canlandırılması gerektiğini vurguladı. BM Yemen Özel Temsilcisi, taraflar arasında ateşkes müzakerelerinin sürdüğünü ancak somut ilerleme kaydedilemediğini belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Husilerin saldırıları, sadece Suudi Arabistan'ı değil, aynı zamanda Kızıldeniz ve Aden Körfezi'ndeki deniz ticaret yollarını da tehdit ediyor. Bu durum, küresel enerji arz güvenliği açısından risk oluşturuyor. Suudi Arabistan, dünyanın en büyük petrol ihracatçılarından biri ve saldırılar petrol fiyatlarında dalgalanmalara neden olabiliyor. ABD ve Avrupa ülkeleri, Husilerin saldırılarını kınayarak, İran'ın bölgedeki etkisini dengeleme çabalarını sürdürüyor. BM Güvenlik Konseyi'nin kararı, uluslararası toplumun ortak tutumunu yansıtıyor ancak bağlayıcı yaptırım içermiyor. Uzmanlar, kararın Husiler üzerinde baskı oluşturmakta sınırlı kalabileceğini değerlendiriyor. Öte yandan, Yemen'deki insani kriz, küresel yardım fonlarının yetersizliği nedeniyle daha da kötüleşiyor. BM, 2024 için 4,3 milyar dolarlık insani yardım çağrısı yapmış durumda ancak fonların sadece yüzde 20'si karşılandı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen krizinde diplomatik çözümden yana tavır alarak, Suudi Arabistan ve Husiler arasındaki gerilimin azaltılmasını destekliyor. Ankara, bölgesel istikrarın korunması ve Kızıldeniz'deki deniz ticaret yollarının güvenliği konusunda hassasiyet taşıyor. Husilerin saldırıları, Türkiye'nin Orta Doğu'daki ekonomik çıkarlarını ve enerji arz güvenliğini dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye, Yemen'deki insani krize yönelik yardımlarını sürdürerek bölgesel barışa katkı sağlamayı hedefliyor. BM kararı, Türkiye'nin çok taraflı diplomasi anlayışıyla uyumlu olup, Ankara'nın Suudi Arabistan ile ilişkilerini dengeleme çabalarını destekliyor.