Tahran, ABD'nin yaptırım tehditleri sonrası bölgedeki bazı ülkelerin İran uçuşlarına yasak getirmesine sert yanıt verdi. İran Sivil Havacılık Örgütü Sözcüsü Cafer Yazerlu, ülkesinin hava sahasının komşular tarafından kapatılmasının karşılıklılık ilkesini ihlal ettiğini belirterek, "Ya hepimiz ya hiçbirimiz" ifadesini kullandı. Yazerlu, "Eğer İran'a ait uçaklara yasak getirilirse, aynı uygulamayı biz de onlara karşı yaparız" dedi.
Yaptırım Baskısı ve Uçuş Yasakları
ABD yönetimi, geçtiğimiz aylarda uluslararası şirketlere yönelik açıklamasında, İran havayolları ile iş yapan şirketlerin ABD dolar sistemine erişimlerinin kesileceği uyarısında bulundu. Bu tehdit üzerine başta Körfez ülkeleri olmak üzere bölgedeki bazı ülkeler, İran uçuşlarını askıya aldı. İran, bu kararların egemenlik haklarına aykırı olduğunu savunuyor.
Uluslararası sivil havacılık kurallarına göre, ülkeler kendi hava sahalarını yönetme hakkına sahip. Ancak İran, komşularıyla mevcut ikili havacılık anlaşmalarının karşılıklılık esasına dayandığını hatırlatıyor. Tahran, bu anlaşmaların tek taraflı askıya alınmasının hukuki sonuçları olacağı tehdidini savuruyor.
Bölgede İran uçuşlarına yasak getiren ülkeler arasında Suudi Arabistan, BAE ve Kuveyt gibi Körfez ülkeleri bulunuyor. Bu ülkeler, ABD'nin finansal yaptırım tehdidinin yanı sıra kendi ulusal güvenlik endişeleri nedeniyle de İran uçuşlarına sıcak bakmıyor. İran ise bu yasakları "ABD'nin dayatması" olarak nitelendiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran'ın uyarısı, bölgesel gerilimin havacılık sektörüne yansıması olarak değerlendiriliyor. ABD'nin İran'a yönelik "maksimum baskı" politikası, Tahran'ın ekonomik ve diplomatik izolasyonunu derinleştirmeyi amaçlıyor. Ancak İran, komşuları üzerindeki etkisini kullanarak bu baskıyı kırmaya çalışıyor.
Uzmanlara göre, İran'ın karşılıklılık tehdidi, bölge ülkelerini zor durumda bırakabilir. Zira birçok Körfez ülkesi, İran hava sahasını kullanarak Asya ve Avrupa'ya uçuş gerçekleştiriyor. İran hava sahasının kapatılması, bu ülkelerin uçuş sürelerini ve maliyetlerini artırabilir.
Öte yandan, İran'ın elindeki kart sadece hava sahası değil. Tahran, Hürmüz Boğazı'ndaki kontrolü ve bölgesel müttefikleri aracılığıyla da baskı unsurlarını devreye sokabilir. Ancak uzmanlar, İran'ın doğrudan bir çatışmadan kaçınmak için diplomatik kanalları zorlayacağını belirtiyor.
ABD'nin yaptırım tehdidi, sadece İran'ı değil, İran ile iş yapan üçüncü ülke şirketlerini de hedef alıyor. Bu durum, havacılık sektöründe faaliyet gösteren uluslararası firmaları zorluyor. Örneğin, uçak bakım şirketleri ve yakıt tedarikçileri, İran ile çalışmaktan kaçınıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile komşu olması ve İran hava sahasını yoğun şekilde kullanması nedeniyle gelişmeleri yakından takip ediyor. Türk Hava Yolları (THY), İran semalarını Avrupa-Asya uçuşlarında önemli bir güzergâh olarak kullanıyor. İran'ın karşılıklılık tehdidi, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de bölgesel istikrarsızlık riskini artırıyor. Ayrıca, Türkiye'nin İran ile ticari ilişkileri, ABD yaptırımları nedeniyle zaten baskı altında. Ankara, hem ABD hem de İran ile dengeli bir politika izlemeye çalışıyor. Uçuş yasaklarının genişlemesi, Türkiye'nin bölgesel havacılık merkezi olma hedefine zarar verebilir.